Sana ne nefretim biter ne öfkem diner bu gece
Dilimden dökülen her söz ruhuna vurulan bir kelepçe
Benim yandığım ateşlerde bulsun seni her an yerde
Gittiğin her menzilde bedduam yoldaşın olsun
Bak bende yaşlandım anne
Zaman nasıl geçti hiç anlamadan
Saçlarıma düşen ilk aklarla
Ömrüm azalıyor günden güne
Gözlerimin etrafında çizgiler belirdi
İçimde gürleyen o sessiz çığlıkları
Bir gün olsun duyup dinlemedin ki
Sana sunduğum o tertemiz sevgiyi
Bir kere bile kalbinle hissetmedin ki
Aynı gökyüzünün altında kalsak da
Sen başka dünyada ben hep sendeydim
Ben ne insanlar gördüm şu yalan dünyada
Kimi sarayda sultan gibiydi ama içi kapkara bir zindan
Kimi yalın ayak gezer taşlı yollarda ama yüreği koca bir dağ gibi
Gözleri parladı kibirden küçük dağları ben yarattım diyen mağrur ruhlar gördüm
Sonra bir rüzgarla o heybetli kişilerin toz gibi savrulduğunu izledim
Ben öldükten sonra gelsen ne olur
Ben Söndükten sonra yansan ne olur
Kül olmuş bak kalbim senin elinde
Artık yangınnımı bilsen ne olur
Gözlerim kapandı görmezki seni
Ben seni tertemiz bir aşkla sevdim
Şiirlerime ilham oluşunu
Gözlerime gülmeni
Yanımda olduğunu bilmemi
Masumluğunu sevdim
Bazen kelimeler yetersiz kaldı
Bir ateş düştü önce sessizce içime
Gözlerin çağırırdı beni senin yanına
Bağlanmıştım o büyülü tatlı yalan tavrına
Bilmiyordumki senin kurbanın olacağımı
Gülüşün bir denizdi ben içinde kayboldum
Adın yankılanır semada kutsal bir davet gibi
Oysa sesin ruhu üşüten bir zemheri yeli
Tuğba dedikçe diller bir huzur umar gönül
Bilmezler ki bu isimde saklıdır binlerce hüzün gülü
Dalların göğe uzanır sanır seni her bakan
Aklımdan çıkmayan biri var
gözleri yanakları
ruhuma kazınan
gelişinden huzur bulduğum
yüzümü güldüren
her halini sevdiren
Sonsuz bir denizin kıyısındayım şimdi
Ruhumun dalgaları döverken sessizce sahili
Zamanın ötesinden bir ses fısıldar adımı
Ne bir durak var önümde ne de yolun sonu
Yıldızlar dökülürken gecenin eteklerinden




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!