Sen yazdıysan fermanımı, bil ki ses etmem;
Boyun büker beklerim, senin canın sağ olsun.
Senden gelecekse dertler başıma,
Çekerim, bir sitem etmem; senin canın sağ olsun.
Kalem senin elindeyse mürekkebi kanım olsun,
sevdanın kor aleviyle yaktın bu dertli bağrımı
ne mekan ne zaman kaldı sen tükettin her anımı
giderken kopardın çaldın bedendeki şu canımı
benim muradım sende kaldı sen kimlere kaldın zalim
bahardı bahçem kurudu döküldü bak yapraklarım
Sensizliğin kapısında da çok bekledim
Yokluğunun getirdiği soğuk hasreti göğsüme bastırdım
Karanlık gecelerin ardına saklanan o hayali gözledim
Karanlık sokklarda kendi gölgemle konuştum
Zamanın durduğu anlarda kendime bile kafa tuttum
Adını fısıldadı sonsuz bir şiir gibi geceler
Herşey vardı bu şehirde
Hasret özlem dert çile
Sokaklar bile yorulmuş
Hüzzama dönmüştü gök yüzü
Çatlamış duvarların nemli kokusu
Geçmiş günlerin yıpranmışlığı
Herkezi mutlu etmeye çalışırken
Elde ne kalmış şöyle bir baktım
Vefasız dostların hainlikleri
Canım bildiklerimin ihanetleri
Yaşanmamış bir çocukluk
Darmadağın bir gençlik
Gözlerinin içinde kaybolup gittiğim o gün
Zaman durdu herşey sustu gönlüm uyandı
Kalbimin en derininde başlayan o sessiz düğün
Senin bir tek bakışınla bin bir renge boyandı
Sevdim seni bir tanem hem de öyle çok ki
Seven adam umutlarla oynamaz
Bir kadının gözlerinde yaş bırakmaz
Gönül yıkıp adına aşk demez
Seven adam yalanlara sığınmaz
Yüreği titrer incitirim diye korkar
Sevda bahçesinde bülbül ötünce
Gözler kusur görmez yare gidince
Aşkın ateşinde duman tütünce
Seven sevdiğinde hata aramaz
Yarin her kelamı baldan tatlıdır
Uğruna yansamda söndürün demem
Aşkın ateşinde yanmakta güzel
Çekerim uğrunda gamı cefayı derdi
Kereme mecnuna dönmekte güzel
Aşığın bağrında derdi bitermi
Yalan dolan arkasından kuyu kazanlar
Gündüz melek olup gece pusu kuranlar
Gerçek yüzünü sakklayıp arkadan konuşanlar
Menfaatin kapısında el pençe duranlar
Sizi gidi namertler sizi gidi puştlar




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!