Muhammed Aheng Şiirleri

54

ŞİİR


5

TAKİPÇİ

Muhammed Aheng

(Rahmetli Babamın Anısına)

Bir sevda şehrinde yumdu gözlerini ulu çınarım

Haydarpaşa’da can verdi cananım bu gece
Ölüm aktı iliklerime kayan yıldızlardan sadece

Devamını Oku
Muhammed Aheng

Arayış sancısında medeniyet
Kan kokusunda yarasalar
Anafordur zaman
Ve sıcak bir kıyamet

Ağladı bahçıvan, perişandır bülbül

Devamını Oku
Muhammed Aheng

Ne söylersen söyle
Aykırılıklar toplamıdır hayat
Kırık düşlerin çığlığı
Avazı kesik dağların ahıdır hayat

Ne söylersen söyle

Devamını Oku
Muhammed Aheng

Turnalar ebemkuşağında
Rakseder kırmızının kollarında

...sonra
Martılar, üfler sessiz alarga düşleri
Gülfem avuçlarımıza

Devamını Oku
Muhammed Aheng

Sessiz sabahın başat nefesinde
Kan çağlayanı çayın narin sesinde
Zamana âmâde ağacın kafesinde
Düşer duldasız, erir mahlep yaprağı


Devamını Oku
Muhammed Aheng

Rivayetlere göre yaratılan ilk insan Hz. Âdem ile eşi Hz. Havva cennette mutlu bir hayat sürerlermiş. Bu durum çok sürmez. Cennetin tüm nimetlerine mazhar olmuş bu çiftin mutluluğuna sinsi bir gölge düşer ansızın. İblis, kanına girer Âdem’in. Yasak meyveden yemesi durumunda ebediyen cennette kalacağını telkin eder içten içe. Âdem, cennetteki gizemli meyvenin tadına ve İblis’in tahrik edici lisanına yenik düşer tan ağardığında. Ve Âdem asıl vatanından cüda kalır nermin bir günün ilk ışıklarında. Hata büyük!.. Zamansız kusurun tamiri yok. Çaresizlik ve mahcubiyet kuşatır Âdem’i çepeçevre. Kesilir ceza: Hicran ve yalnızlık. Gönüller viran, şaşkın gözler mecalsiz, yer ve gök serapa kekremsi… Her zerrede sonsuz bir keder parlar. Parlar, yalnızlık ateşi yedi gökte, kayan her yıldızda. Ayrı düşen Âdem, Hindistan’ın Seylan Bölgesi’ne, Hz. Havva da Cidde’ye gönderilir. Seylan’a gönderilen Âdem yıllarca yalnızlık biriktirir. Heybesi yalnızlıkla, gözleri de hüzünle dolar yıllarca. Yalnızlık, ağını örer dört bir yanına. Yerle gök arasında sıkışıp kalır iki asır boyunca. Zaman durmuş, zaman lal kesilmiş âdeta. Her yer alabildiğince tenha ve sessiz. Sessizliğin sesi bile ses salmaz olur sessiz sularda. Göğün tüm mavisi katran kara olur Âdem’in gözlerinde. Kimsesiz ovalarda, aman vermez haşin dağlarda başlar pişmanlık. Gözlerden yağar sicim sicim pişmanlık… Yalnızlık, ağırlaşır günbegün Âdem’in sırtında. Yalnızlıktan gözlerinin feri azalır. Dizlerinde yavaş yavaş tükenir derman… Ahları, ofları yeri göğü inletir. Geçer mi yalnızlık mayasıyla yoğrulmuş hayat? Biter mi yalnızlık yağmurlarının damlalarından pas tutan bir ömür? Ağlamaklı bir edayla duaya durur Âdem. Bir yakarış ki kabaran denize eş. Bir haykırış ki şerha şerha yarar sineleri. Su olur, sel olur aktığı gözyaşları. Gümrah günahının affına el açar tüm samimiyetiyle. Beyaz bir güvercin tebessüm eder dağ gibi çaresizliğine. Birden kuş gibi hafifler yalnızlık limanına demir atan Âdem. Kelebek gibi hafif ellere af damlar semadan. Tatlı, iç ferahlatan bir şua yayılır yalnızlığı mesken tutan kıraç topraklara. Kalbindeki susuz çöllere Nil’in bereketi yayılır gün boyunca. Apak bulutlar geçer üstünden el sallayarak. Her yer, yâr olur içten duanın ahengiyle. Yıllanmış yalnızlığın piri olan Âdem’in duası kabul edilir. Affedilir iliklerine yalnızlığın mührü basılan naçar. Yol gösterilir keder biriktiren yalnız yolcuya. Yol boyunca dile gelir dağlar, taşlar… Ve kadim yalnızlığı dillendirir ketum bir ses:

Âdem’in rengi solar irem pınarında gül gibi
Gülce pişmanlık düşer kıtalar arası dağlara
Yalnızlık tohumu serpilir vahalara, bağlara
Susuzluk başlar, çatlar dudaklar, topraklar

Devamını Oku
Muhammed Aheng

-Kardeş bildiklerime...-

Üzülürsen/m
Bitlis Kalesi’nde çığlık tutar papatyaları
Kale duvarına şimşekler yağar geceden
Neolitik taşlar kor ateş olur dudaklarda

Devamını Oku
Muhammed Aheng

Yasak meyvenin cürmüdür alev alev yanan
Tan ağardığında çıplak ruhun nidasıdır yalnızlık
Havvasız yurdun baş döndüren kimsesizliğidir ağlatan
Âdemli hayatın kadim kederidir yalnızlık

Uzlet köşelerinde mistik bir edayla inleyen

Devamını Oku