Mikdat Bal Şiirleri - Şair Mikdat Bal

Mikdat Bal

Kaya gibi adam, masa başında
Gelene bakmaya tenezzül etmez
Asla halal bir şey olmaz aşında
Öyle bir lokmaya tenezzül etmez

Sende kimsin diye hakareti var

Devamını Oku
Mikdat Bal

Bir mıh bir nal kurtarır, demiş atalarımız
Her şey için bir örnek vermiş atalarımız
Çok acı tecrübeyle, görmüş atalarımız
Neden dinlemiyoruz, nereye gidiyoruz!

Kendi elimiz ile, dünyayı yıkıyoruz

Devamını Oku
Mikdat Bal

Sevgi nedir bilinseydi
Düşmanlıklar kalmaz idi
Bir araya gelinseydi
Ayrılıklar olmaz idi

Dert yığılıp gürlenmezdi

Devamını Oku
Mikdat Bal

Hayal-i sukuda uğradım bu gün
Beklediğim yerde, sen yoktun diye
Nerde çiçek varsa doğradım bu gün
Kokladığım yerde sen koktun diye

Dolaştım etrafta başı boş gezdim

Devamını Oku
Mikdat Bal

Ne kaldı satılmamış
Sıra yüreğe geldi
Yine de atılmamış
Sıra yüreğe geldi

Organlar parça parça

Devamını Oku
Mikdat Bal

Ey dostum beni dinle, oldun altmış yaşına
İstikbal mezardadır dünya işi boşuna
Sana bir öğüdüm var gitmezse de hoşuna
”Hayra vesile olan hayrı yapan gibidir”

Ne için toplanıyor kuruşumuz, sent’imiz

Devamını Oku
Mikdat Bal

Ye afiyet olsun ama
Önce zammı alman gerek
Son verip kasavet gama
Saçlarını yolman gerek

Memur boynu kıldan ince

Devamını Oku
Mikdat Bal

-Hadi konuş sen miydin,? söyle Roma’yı yakan?
-Evet bendim savcı bey, kimdir davaya bakan?
-Bunun bedeli ağır! ya müebbet veya kan!
-Asın beni hakim bey Neron’un niyetine

Her ekşi salatanın bende mevcut sirkesi

Devamını Oku
Mikdat Bal

Kalem kılıcı geçmiş
Sözün tercümanıdır
O kendine yol seçmiş
Özün tercümanıdır

Kimi nemruttan beter

Devamını Oku
Mikdat Bal



Delile, belgeye, bilgeye rağmen
Kustuğunu dönüp yalar vicdansız
Prensibe, ilke’ye, ülkü’ye rağmen
Şerefe, namusa dalar vicdansız

Devamını Oku