Kül kokuyor akşam buram buram,
Gökyüzü yorgun,
Yeryüzü yorgun,
Güneş, yıldızlar, ağaçlar yorgun,
Ben yorgunum.
Bir yaprak daha düşüyor ömrümden,
Üşüyorum,
Soğuk tüm bedenimi ele geçiriyor,
Tüm hücrelerim soğuğun işgali altında,
Mücadele ediyorum,
Ölmek istemiyorum,
Üşüyorum…
Kıyametimsin…
Yüreğimin kaldırım taşlarını adımlıyor gözlerin,
Ellerin ruhumun en mahrem yerlerinde geziniyor,
Saçlarının kokusu rüyalarımda,
Senin olmadığın zamanlarda,
Gökyüzünde bir hüzün,
Sağanak halinde düşüyor yeryüzüne
Ve sonbaharda ölmek zor,
Sonbaharda ayrılmak tüm tanıdıklardan,
Artık alıştığın kentten,
Umursamadığın sokaklardan,
Sen,
Bir bilsen
Ve bendeki seni bir görsen,
Ah bana bir dokunabilsen,
İçimdeki kor alevlerin nefesini hissedebilsen,
Ruhum bedenimden hoşlanmıyor sen yokken,
Uçup gitmesinden korkuyorum.
Ellerim ellerinden başkasına dokunmak istemiyor,
Ellerimi kaybetmekten korkuyorum.
Gözlerim seni görmenin telaşında,
Kokun tüm rüyalarımı süslüyor.
Korkmuyorum artık rüzgârlardan,
Sonu gelmeyen karanlık gecelerden
Ve sonunda ne ile karşılaşacağımı bilemediğim
Yolculuklardan.
Yıldızsız gecelerde gökyüzüne bakmaktan korkmuyorum,
Kırmızı gözlü siyah yılan,
Dolanıp durur senin yüreğinde,
Zehirlenmişsin haberin yok,
Tutulacak yer kalmamış belleğinde.
Nefesin cehennem kuyuları gibi,
Bir şey eksildi benden fazlaymışım gibi sanki,
Adını koyamadığım,
Hiçbir zaman tanımadığım,
Belki senin sesindendi,
Belki benim sersemliğimdendi,
Böylesi bir yabancılık insanın kendisine
Bir düş ile düştün yine zihnime,
Ansızın,
Birdenbire…
Tüm sabah sen oluverdin yine
Ve öğlen




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!