Kilim doku ilkin,
İklim ilkbahar olduğunda belki,
Türküde de olduğu gibi,
Anlatabilirsin derdini,
Dert olarak görme yine de sevgini,
Sevgilim.
Kimsecikler bilmez,
Nasıl ağlar gökyüzü
Ve nasıl gökyüzünün gözyaşlarına muhtaçtır toprak.
Bahar da nasıl açar çiçekler
Ve nasıl çiçeklere öykünür kelebekler.
Kimsecikler bilmez.
Kıpır kıpır içim,
Çocuksu bir gülümseme suratımda,
Sanki aylardan temmuz değilmiş gibi,
Sanki yıldızlı gecelerde hüzün yokmuş gibi,
Sanki haylaz bir çocuk gibi,
Ben gibi,
Gökyüzü aynı,
Yıldızlar ve ay,
Buram buram toprak kokusu,
Zamana meydan okuyan kitabeler,
Dağlar, ovalar, vadiler, tepeler
Ve akasya ağaçlarının beyaz çiçekleri.
Açmış kollarını gökyüzüne,
Güneş altında serpilmiş,
Kış mevsiminde güneşe hasret gitmiş,
Yalnızca baharı sevmiş,
Benim gibi,
Benim küçük kiraz fidanım.
Bir sabah daha,
Ölümden çalmışım sanki,
Bir hırsız benmişim gibi.
Uyandın yine,
Kül kokuyor akşam buram buram,
Gökyüzü yorgun,
Yeryüzü yorgun,
Güneş, yıldızlar, ağaçlar yorgun,
Ben yorgunum.
Bir yaprak daha düşüyor ömrümden,
Üşüyorum,
Soğuk tüm bedenimi ele geçiriyor,
Tüm hücrelerim soğuğun işgali altında,
Mücadele ediyorum,
Ölmek istemiyorum,
Üşüyorum…
Kırıldı bir kere sevdamın kanatları,
Saklasan da aşka dair tüm kanıtları,
Biliyorum artık ben sahte yanıtları,
Yıktım aşkına adanmış tüm anıtları.
Kıyametimsin…
Yüreğimin kaldırım taşlarını adımlıyor gözlerin,
Ellerin ruhumun en mahrem yerlerinde geziniyor,
Saçlarının kokusu rüyalarımda,
Senin olmadığın zamanlarda,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!