Fareli köye muhtar olmuş çizmeli kedi,
Kayıp farelerin soruşturmasında da görevli,
Kapan üstüne kapan dolmuş her köşe başı,
Masal diyarından gerçeğe taşınmış bu acı.
Bilinmez gerçek hangisi, hayal hangisi,
Gerçeğin üzerinde uçuşurken hayallerim,
Gerçeğin bizzat altında ezilmekteydi benliğim,
Haylaz bir hayalperest dolaşırken zihnimde,
Gerçeğin gölgesinde ve de sanki çile çekmekte.
Benden de geçtiler ansızın, o zamanlar çocuktum,
Acıyla açıldı gözlerim yeni güne,
Bedenim sağlamdı belki
Ama ruhum paramparça.
Ne sabahlar yaşadım ben oysa
Güneşi çağırırdım neşeyle,
Seninle yaşanmıyor…
Kısa ve kesin,
Sert ve çetin,
Kararlı ve üzgün,
Yıkık ve dökük yüreğimle sesleniyorum;
Şaşmış yine bak terazisi adaletin,
Kalmamış insanda zerresi merhametin,
Her gün aşılıyor bentleri rezaletin,
Belge dağıtılmış gördün mü bak gizli gizli?
Yüzsüzlük nişanı herkese dağıtılan,
İsterim ki tüm şiirlerim gökyüzüyle başlasın,
Büyük ve bembeyaz bulutların dokunulmazlığı,
Güneş ışığının mavilikle dans etmesi
Ve belki de birkaç damla yağmur düşmesi suratıma.
Ne mutluluk, ne saadet.
Bahar mı geliyor nedir,
Betonun grisine çakılı bir gölgeyim ben,
Her sabah dirilen bir hortlak
Ve her gece yeniden katledilen,
Yeni bir yanılsama,
Yine bir hayal kırıklığı,
Her gün yaşanan aynı cinayet.
Ne soğuklarda kışladı gönlüm,
Ne boranlar, ne fırtınalar, ne tipiler gördü.
Gözleri olsa yüreğinin, yüreğimi görürdü.
Elleri olsa dokunurdu toprağına,
Ayakları olsa gezinirdi hoş kokulu çiçeklerinin arasında.
Sevseydi ayrılamazdı sevdamın gölgesinden bir an olsun.
Yeterince çirkin değilmiş gibi,
Bir de gözlük aldı şişman adam,
Söylediklerinden pişman adam,
Yaşadıklarından obez,
Gözleri de görmüyor bu kez,
Utanmaktan yorulmuş,
Karanlık gecenin içinden geçti ruhum.
Sigara dumanıyla kirletilmiş gecenin içinden,
Zifiri karanlığından ve kararmış benliğinden.
Işık hızında ulaştım gökyüzüne
Ve yerçekimine aldandı bedenim.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!