Bozkırda doğdum ben,
Toprağı gri, göğü toz kokan bir yerin
Boz toprağın çocuğuyum.
Çırılçıplak tepeler,
Çöl misali ovalar,
Yağmura suya hasret kurumuş topraklar
Bu akşam,
Güneş terk ederken beni,
İçimde tanıdık bir burukluk,
Asırların tortusu bir uyuşukluk,
Zihnimde berduş bir serseri
Ve vuslatımın gözleri sürmeli,
Takvimlerden ömrüme süzülen ilkbahar olsa da,
Sonbahar yaprakları üzerinde yatıyor kırılan kalbim,
Dallarım kurumuş, elim kolum kırık ve havam kapalı
Görmüyorsun ve bilmiyorsun ama bu bahar iyi değilim sevgilim…
Yemyeşil yonca tarlaları yok bu bahar ruhumda,
Özledim…
Yalan söylemeyeceğim,
Özledim gözlerinin ruhumdaki aksini,
Ellerinin yüreğimi ısıtmasını
Ve saçlarının zihnimi okşamasını
Yeryüzünde kış,
Ölmek için süren çılgın bir yarış,
Yaşamın nihayetinde kulaklarda çınlayan alkış,
İlk insanın kadim yalnızlığı,
Evrenin binlerce yıllık ıssızlığı,
Toprağın alnına düşen her bir kar tanesi,
Her şey yolunda, her şey iyi,
Ben iyiyim,
Yoksa ölecek miyim neyim?
Ölümün iyiliğimi iyiliğim?
Serseri bir kurşun parçalayacak mı atar damarımı?
Aradım insanlığı dört bir yanda,
Nice insan gördüm sözlü beyanda,
Herkesin insanlığı aşikar ayanda,
Bulamadım kendime bir dost dünyada.
Kimi kusur arar görmez gözleri,
Nedir bu çağcıllarımızdaki moda; köleliğe öykünüşün temeli,
Özgürlük ve bağımsızlık değil midir ki insanlığın hakiki emeli?
Ya cehalet ya ihanet olmalı bu kötü işin temelinde de elbet,
Bu ne kötü bir arzu ki doğuruyor durmaksızın kin ve nefret.
Dokunma ellerime,
Ellerim ellerin için titriyor olsa bile.
Dokunma sakın yüreğime,
Yüreğim yüreğine hasret,
Yüreğim yüreğin için çarpıyor diye.
Toprağımın kokusu rüyalarımda cennetim,
Koyu, gri şehirler sizin olsun,
Yemyeşil kırlarda rengarenk çiçekler benim.
Bir derenin sularıyla aklansın bedenim,
Yemyeşil kavak ağaçları,
Çiçeklerimin kokusu




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!