Beden eğitimi hocası eşofman istiyor,
Bir de spor ayakkabı,
Resim hocası resim defteriyle guaj boya,
Müzik hocası flüt
Ve müdür yardımcısı kömür parası.
Okul aile birliğinin aidatını da veremedi babası,
Bir gün gökyüzü düşse avuçlarına,
Toz diye sakla anılarına
Ve her daim hatırla
Her parıltı,
Matemidir bir yıldızın ulaşan dünyaya.
Senin adını anmak,
Dilimde eski bir yarayı kanatmak,
Tekrar yaralanmak,
Yanmak, kanmak ve aldanmak gibi,
Geçmeyen bir sızı,
Her zaman yeri belli bir boşluk misali…
Üzülme düştüm diye,
Düşmeden öğrenemezsin yürümeyi,
Yürümeden gidemezsin uzaklara
Ve ancak uzaklar öğretir sevmeyi…
Yaralarının kanamasına aldırma,
Söküp attım içimden,
İçimdeki pisliği bir seferde,
Bir seferde yandı ömrüm,
Yandı ömrüm ben içimdeki pisliği atmadan önce.
Sürmedim sefasını dünyanın,
Dünya dedikleri bir han ve insanlar yolcu,
Kim alacaklı ve kimin kimde kalır borcu?
Her gelen gitti dünyadan kalmadı hiç kimse,
Ölmem diyen zalimler bu gerçeği bir bilse.
Anlamsızlaştı hayat.
Birden bire oldu her şey.
Birden bire olduğunu sandık,
Kendimizi kandırdık.
Tüm anlamlar kayboldu birden bire,
Yeryüzüne düştüm…
Gökyüzünün nazlı evladıyken
Ve anne kucağında uyuklarken henüz,
Tatlı düşlerimde savrulurken büklüm büklüm,
Yok iken yazgımda hiçbir pürüz.
Yer kürenin çekimine mahkûm edildi bedenim,
Elbette benim de diyeceklerim var,
Ömrü bir gün olan kelebekler kadar,
Bende yaşadım,
Bende gördüm,
Bende var oldum
Benim de bazı günlerim zindan oldu,
Yağmalanmış hayallerin mahkûm maliki,
Müebbet ıssızlık sürgününün kaçıncı devrindesin?
Bitmeyen bu gecenin sahibi kim ola ki?
Sabaha çıkarmayan yazgının soğuk ellerindesin.
Daha dün umutları cebinde bir çocuktun,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!