Ey aşıkları perişan eden güzel,
Gönlümü çaldın da yerine ne verdin?
Kul hakkına rağmen hırsızlık helal mi?
Varımı yoğumu nasıl yele verdin?
Ey humar gözlü, aşksızlık helal mi?
Meftûn ol ki Ehl-i beyt-i Tâhâ’ya
Medyûn ol ki Fatımat-üz Zehra’ya
Müştâk ol ki Aliyy-ül Murtezâ’ya
Cenâb-ı Ali’ye Selman olasın
İmam-ı Hasan allâme-i cihandır
Ey gül, senin aşkın bülbülün sesinde,
Sıla hasretin diner gül bahçesinde,
Bülbülün çilesi tâ-kıyamet sürer,
Vuslat bulamazsa gülün sînesinde.
Ey gül, güller hasret sana biteviye,
Bahçenden ayrıldın, bu vefasızlık niye?
Ehl-i kîsâ’dır Hamse-i Âl-i âbâ,
Lâ-fetâ illâ Hu Aliyy-ül Murtezâ,
Efdâlü-n Nisâ-yı Fâtımât-üz Zehra,
İzdivaç emreden Rabbü-l Âlemîn’dir.
Merdân-ı Sühendân Hasan-ı Müctebâ,
Ey cân-ü dil iklimine sultan yâ Hüseyn,
Veyl Kerbelâ sahrasında cânân yâ Hüseyn.
Nûr-i cemâlin şem’-i hidayettir cihâna,
Zulmette kaldı kavm-i girizân yâ Hüseyn.
Bugün mâtem günüdür arz-ı semâ kan ağlasın
Cümle âlem bu elemle can-u cânan ağlasın
Fâtıma Anne figân eyler tutuşmuş sînesi
Arşı titretmekte zira Zülfikar’ın nâlesi
Nefsinden geçenlere aşk olsun
‘Sekâhüm’ içenlere aşk olsun
Ehl-i Beyti rehnümâ bilince
Muhabbet derenlere aşk olsun
Sen ki dünyadan hazer edince
Süzülüp gökyüzünde Kerbela yolun gözler,
Kanat açmış turnalar, gurbette vatan gözler
Feryat eder her gece, Rabbine niyaz eder,
Biteviye her seher, Hazret-i Hasan gözler.
Sevgili yolu gözleyen aşıklar gibi
Yağmuru hasretle bekleyen gönüller,
Gökyüzünde pamuk şeker gibi görünen bulutlara bakarak
Ve duanın kıblesine boynunu bükerek duaya durur;
Ârifler der ki;
Kuldan isteme verirse minnet, vermezse zillettir;




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!