Sâki, doldur meyi sen, sırrını söyle bana,
Bir tek damla şarabın kıldı dîvâne beni.
Gönlümü yandırdın hep ettiğin cevrin ile,
Dolaştım aşk elinde yâne yâne ben yine.
Aç yüzün perdesini, parlak nurun görünsün,
Karanlıkta kalan şu kalbim nura bürünsün,
Aşkının kızıl koru tatlı cana yürüsün,
Meyhane gezer oldum cânane dönen benden.
Cefadır bu aşıkın her an ezeli yolu,
Gözümden akıttın hep bitmez yaş ile seli,
Görenler zannederler bendenizi bir deli,
Pervaneyim severek şem-i ruhsâra yanan.
Dîvâne der; ey gâfil daldım ben en derine,
Aldırmaz aşık kalbim bu halkın hiçbir şerine,
Mecnun’un o nâmını hemen benim yerime,
Yazdılar şu deftere efsâne diyen canlar.
Kayıt Tarihi : 29.07.2026 14:02:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!