Göklerden dökülen gümüş damlalar,
Islatır sokağı Hüzzam şarkılar.
Camda titreyen ürkek tıkırtılar,
Yüreğe dokunan derin bir sızı.
Bulutlar kararıp çöktüğü anda,
Uhud’un bağrında parlayan bir ok,
Şehitler şâhı yâ Hazret-i Hamza!
Senin gibi yiğit bu dünyada yok,
Resûl amcası yâ Hazret-i Hamza!
Yürüdün kılıçla küfrün üstüne,
Feryâdımı dinle de figânımdan usanma
Ağlatma beni, derdimi beyhûde sınama
Nâz eyleyerek yâd ile hem-bezm olur sanma
Yaktın beni ey rûh-u revân, cânımı yakma
Bîgâne kalıp aşkıma, hicrâna düşürme
Ahmet Görüzoğlu’na
Bezm-i yâran kuruldu köşkte gizlice,
Mızrap vurdu aşk ile tellere bu gece.
Yaylı tanbur bir sadâ fısıldar derinden,
Kör kuyu içinde hicranla uyurken,
İlhamı o siyah gözlerinden aldım.
Ölsem de sırrımı rüzgâra söylemem,
İlhamı o siyah gözlerinden aldım.
Hep yıldız sağanağı olsun gülüşün,
Kırıldı kilitler, kapandı kafes,
Baharın göğsünden aldım bir nefes.
Damarımda akan o çılgın heves,
Git koş, koşabildiğin kadar!
Ehlileşmek bana zincirden ağır,
Baktıkça ruhumu sitemden alan,
Dünyanın derdini geride koyan,
Sonsuz bir şifadır en tatlı sözün.
Bir lütuf denizi, o yeşil gözün.
Hz. Ali Efendimize
O zülüflerine yeminler olsun,
Göz hakkı o güzel gözlerin olsun.
“İlk bakış helaldir” buyurmuştu Şah,
Haram diyene de sitemin olsun.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!