Manisa Köprübaşı doğumlu ilkokul ve ortaokulunu köptübaşında tamamlayıp lisesini Manisa Yunusemre Şehit Fatih kalu kız Anadolu İmam Hatip Lisesi fen ve sosyal Bilimler proje okulunda tamamlamıştır. Şu an ki hayatını Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmenliği bölümünde devam ettirmektedir.
Uyan ey kalp, zaman daralıyor, vakit dar;
Bir nefeslik rüyadır ardında kalan yıllar.
Mermerin soğuk yüzü koruyamaz adını,
Taşlar dilsiz kalır da, sevgi sonsuza uzar.
Günün birinde rüzgâr unutur izlerini,
Bir sabah sessizliğin kıyısında uyandım,
Rüzgâr bile sustu, adını andım.
Bir yemin gibi kaldı, dilimde sancım.
Ben sadece toprağa kırgınım.
Ey kara toprak, yârimi niye aldın?
Bir akşamın küf kokan koynunda kaldı âdem,
Ömrünün sonbaharı boynunda kaldı âdem.
Kapı açık, dışarıda cihan akıp giderken,
Kendi evinde yıllardır gurbetinde kaldı âdem.
Duvarlarda gençliğin silinmeyen izleri,
Bir yol var önümde, bitmez,
Taşında yetim dualar uyur.
Bir isim kazınmış içime sessiz,
Söylersem dağlar bile yorulur.
Ben bu şehre yabancı değilim,
Yabancı olan kalbimdeki suskunluk.
Felek ey çarh-ı dûn sen ne cefâkâr imişsin,
Bir belâ verip âhir “imtihân” dermişsin.
Dil yanarken birine kâfi idi bu firkat,
İkisin birden alıp sabrıma nâr ekmişsin.
Hangi yangın başladı da gölgem bile diz çöktü?
Dağ yarıldı sessizce, feryâdım da diz çöktü.
Fatih sandı cihanı fetheden bilek imiş;
Kadı sustu sanılır... Önünde taht diz çöktü.
Bir otağın kapısında uğuldadı sonbahar;
Mustafa'nın ahıyla Kanûnî de diz çöktü.
Sen zeytini sayarak yersin,
ben günahlarımı bile sayamadım.
Senin sofrandan edep kalkmaz;
benim içimden taşkınlık eksilmedi.
Bir lokmayı bölüp şükredenler var dünyada…
Bir de dünyayı yiyip hâlâ doymayan heyulam.
Sînemde yanar aşk-ı vatan, şevk ile her dem,
Kanlarla yazılmış bu zafer, kalbe olur merhem.
Bir şem‘-i ümîd doğdu o Samsun gecesinde,
Bir millet uyandı yine târihin sesinde.
Bir gün kapım çalınacak sessizce,
Ne ayak sesi, ne selam…
Yalnızca derin bir huzur bırakan
Bir misafir girecek içeri.
Gözlerim kapanacak dünyaya,
Ama başka bir pencere açılacak kalbime.
Bakışlarımda kurumuş bir kuyunun yankısı,
Pas tutmuş zincirler gibi iner içime akşam.
Avucumda göğe ait kırık bir atlas parçası,
Yol bilmez rüzgârların eşiğinde durmuş zaman.
Zaman, çeliğe sürtünen karanlık bir kıvılcım,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!