Hangi yangın başladı da gölgem bile diz çöktü?
Dağ yarıldı sessizce, feryâdım da diz çöktü.
Fatih sandı cihanı fetheden bilek imiş;
Kadı sustu sanılır... Önünde taht diz çöktü.
Bir otağın kapısında uğuldadı sonbahar;
Mustafa'nın ahıyla Kanûnî de diz çöktü.
Bir isim yankılandı: "Ömer!" dedi göklerin;
Biri adli diriltti, biri kurşuna diz çöktü.
Kerbelâ dün bitmedi, her çağda yeniden kan;
Fırat aktı, susuzluk önünde su diz çöktü.
Yusuf'u kuyu almadı, insan aldı içine;
İpin değil, hasedin ördüğü düğüm çöktü.
Nemrut ateş büyüttü, İbrahim gül yetiştirdi;
Kibritini övenin en son dumanı çöktü.
Firavun'un aynası Nil'e değil, kalbe düştü;
Asâ kalkınca kibir, saraylarla diz çöktü.
Her gece bir Hira'dır, okuyana vahiy iner;
İlk harfin ağırlığına nice ömür diz çöktü.
Yunus'un dilinde aşk, taş da gönül de erir;
"Sevelim sevilelim" deyince nice kinler diz çöktü.
Ben zafer sandım ömrü, meğer imtihan imiş;
Taç sandığım başıma dikenlerle diz çöktü.
O'ndan gayrı ne gördümse zamana emanetmiş;
Benliğim kül olunca bütün cihan diz çöktü
Kayıt Tarihi : 25.10.2026 23:23:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!