Bir katrecik alev düşer busesinden güllerin
bir yangının ortasında kalıverir bülbüller
bahar ağlar matemine bu aşk hikâyesinin
şebnem döker hicranına yasemenler sümbüller
nilüferin gözyaşında boğulur durgun sular
raksederken üzerinde gecenin ışıkları
ah! ne vakit huzur bulur delik deşik uykular
şafak, ince bir tül gibi ağartırken suları
sen ki kırılgan boynunu eğip büken ey lale
nedendir, utangaç yüzün dönüvermiş toprağa
seni kimler koyuverdi bu çekilmez melale
bir kor şelalesi gibi nasıl döküldün dağa
rengin nasıl büyülüyor eski pencereleri
kireç boyalı evlerde yaprağından bir neş'e
kırık dökük hatıralar sarmalıyor her yeri
sonbaharlar uzak sanki ikliminden menekşe
bin fersah öte sokaktan bayıltıyor rayihan
seni görenler bahtiyar koklayan öyle mahmur
sarı sıcak çiçeğinle bezeniverse cihan
şairin yorgun vaslını müjdeleyen ıhlamur
ve sen ey hülyalı zambak, ıssız mekan çiçeği
kan damlatan şiirlerin görkemli yalnızlığı
ateşe pervane olmuş bir gece kelebeği
nasıl kaldırır aşıklar bu elemli çığlığı
hangisinden söz açılsa binbir yara, bin huzur
konuşurlar, her harfinde bir hikaye gizlenir
kimi henüz tomurcukken zemheriye tutulur
kimi uçsuz beyazlıkta, karlarda filizlenir
şimdi artık ikindiye yaslanan yorgun ömür
bir açımlık çiçek gibi eğiliyor hüzünle
mavi göklerde gezinen bulutlar kadar özgür
yâr! geceyi mehtap gibi gölgeleyen yüzünle.
Kayıt Tarihi : 13.10.2026 21:27:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Çiçeklerin dünyasına melâl bir bakış.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!