İşe yeni çıkan acemi orospular gibi…
Medyatörlerin parayla kapanmış yüzleri
Aç insanları, umutla aldatıyorlar
Onların doğal olmayan estetik yüzleri
Onlar kendi makyajlarını kendi yapıyor
Parayla satın alırlar klişe erdemleri…
Biri ‘’vedimse ben vedim! ’’ dedi
İLK-SEN’i paketledi yakınlarına
Savcılar, ‘’kimin malını kime verdin? ’’ demedi
‘’Deprem yardımları yollarda! ’’ dedi, biri
‘’Evsiz ve aç kalanlar ne oldu? ’’ demediler
İde/olojik silahsızlandırma sökmeyince
Ceza yasaları silahlandırıldı ince ince…
Parlamento emlakçı dükkanına döndü
Devam ediyor eller rutin işlemlerine
Kuklalar göstermek istemez yüzünü
Bunu isteyen bozguncudur iyi biline
Son günlerde BARIŞ umutlarını çok abartanlar var. İşin bizzat içinde olmakla demokrasi güçleri olarak yanında olmak arasında fark var, onun için bu konuda fazla söz söyleme hakkını kendimde göremiyorum ama, içinde yaşadığımız şartlarda bu kadar iyimserliği de kabullenemiyorum.
En basit bir işte bile sözleşmeler yapıyoruz. Yapılan sözleşmelerin yasalara uyup uymadığına dikkat ediyoruz. Yasalara uymayan sözleşmelerin de işlerliği olmadığını biliyoruz.
Kökleri çok eskilere dayanan ve son 30 yılda sıcak savaşa dönüşmüş bir sorunun öyle karşılıklı iki taraf arasında yapılacak bir sözleşme ile BARIŞ’ın sağlanacağına inanmak garip geliyor bana…
Önce barış denilen şey eşit şartlarda imzalanır. Biri ötekinin elini ayağını bağlamışken barış nasıl olabilir ki?
Bir anayasa hazırlanıyor, bu anayasa da ‘’Tek dil, tek din, tek bayrak! ’’ maddesi değişiyor mu? Günlük hayatta da ‘’Tek dil, tek din, tek bayrak! ’’ ilkesinin korunmasını haykıranların bu konuda verecekleri söz varsa bile inanılır mı?
Barış anlaşmasının tarafı olan halkın seçilmiş binlerce temsilcisini serbest bırakmadan nasıl barış olabilir ki?
Fikirleri nedeniyle peşlerine düşülmüş adamlar…
zamanla, fikirleri boşaltılıp putlaştırılıyorlar.
boşaldıkça daha çok çıkıyor onların sesleri
içi boşaltılmış ve gerilmiş deriler gibi
onların putları içinde, en yüksek sesle
kendi fikirlerini pazarlıyor, izcileri…
Yine ayakta kalmıştım otobüste. İşte yine yorgunum, zor bela fazlalıkları üstümden çıkarıp, attım kendimi yatağa. Karım homurdanarak geldi başıma.
- Sen ne karışıyorsun başkasının çocuk doğurup doğurmamasına, diye ellerini beline dayayıp ötmeye başladı. Birdenbire neye uğradığımı anlayamadım.
- Bu da nerden çıktı şimdi, dedim…
- Şu iki blok ötedeki apartmanda oturan kadın görmüş seni… otobüste öyle söylemişsin… Bende jeton yeni düştü… dört gün önce yine otobüste bi gurup yaşlı kadın başıma dikilmişti. Bütün otobüse göz attım, genç yok otobüste, kalkmak ta işime gelmedi doğrusu. Zaten bir kere kalkıp yer verdin mi, tamam artık. Sanki abone olmuşlar gibi, otobüse binip yer bulamayan onun tepesine dikiliyor. Eh ben de her akşam ayakta kalacak değilim ya… Kalkmak istemedim. Gözüme bakıp duruyorlar. Kalkmayacağım, bunu kafama koydum da, bunu nasıl söyleyeceğim? Ehhhh yeter ben de yaşlıyım mı, diyeyim? Olmaz.
Önce bir iki öksürdüm, boğazımdaki gıdıkları temizledim, bir iki yutkundum. Başladım konuşmaya. Bakın otobüste hiç genç yok! Niye? Çünkü zamanında doğurmamışsınız. Doğursaydınız, şimdi kalkıp size yer verecek gençler olurdu. Cezanızı çekin, çünkü görevinizi yapmamışsınız, dedim. Bunu üzerine ayyy.. uyyyylar başladı. Kimmiş o gıııı… diyen bütün gözler üstüme dikildi. Arka sıralardan biri yanındakine,
- O! O! , dedi. Öteki
Havanın ısınma zamanı,
Toprağa düşen bütün tohumların,
Çatlayıp fışkırma zamanı,
İlk günleri
Hastaya can veren baharın…
Masallar ülkesinde doğduk
Masallarla büyüdük
Masallar üstüne çok sorular sorduk
Yalan olduğunu öğrendikçe güldük
Gülerken, yalandan da utanıyorduk
Çok şükür, masallar gerçek oldu
Hıyar yiyorum diye
Beni hıyara benzetiyorlar
Bir an için üzülüyorum
Bal yerken, neden bala benzetmiyorlar?
Derin derin düşünüyorum!
Küçük insanlar, diğerlerini küçümser
Öldürme sanatıyla övünen millet
‘En büyük asker bizim asker’
Ne hallere düşürüyor cehalet
Yine; Osmanlı ile övünürler,
Devşirmeler ve paralı asker.
Hizmete göre kan gurubu da




-
Hasan Ateş
Tüm YorumlarSevdiğimiz bir abimiz kendisi. Bir grupta yayınladığı şiiriyle tanıdım kendisini. Mizahı kullanır şiirlerinde, bununla birlikte duygusal şiirleri de yok değildir. Popüler şiirleri de var, güzel tabi. Ayriyeten grup da kurdu sağolsun, ne de olsa mizah seviyoruz.