Koklar hasretini taze yağmış yağmur gibi
Dalgalı gözlerim o güneş kokulu şehrin.
Çeker her seher efsunlu bir oksijen gibi
Sevdalı hayalini ruhuna derin derin.
Kar yağdı dumanlı dağlara
Zehir katıldı ballara,yağlara
Hüzün indi bahçelere bağlara
Sus ey bülbül,ötecek zaman değil!
Çırpınıp neden tüylerini dökersin
Bilmem neden tek derdimiz mal,mülk,kat,yat
Hazır beklerken kapının önünde tahta at?
Örümcek ağı
Mağaranın ağzında…
Göremiyorlar.
Güvercin yumurtası
Ve güvercin yuvası…
Korkma ölümden
Huzurda biraz eğil
Şunu iyi bil
Ki ölüm, bir son değil,
Taze bir başlangıçtır
Sonbahar geldi,
Hava hafiften soğuk.
Solgun karanfil,
Yaprak saman sarısı,
Topraksa koyu yeşil.
Tatlı çocuk,güzel çocuk,şirin çocuk;
Niçin hep feryat edersin,nedir derdin?
Neden gözlerin hep yaşlı,benzin soluk?
Kızdım mimara,hem de çok kızdım
Tavanda bir ip bağlayacak yer yok diye.
Eskiden evin tavanına asılırdı torbalar
Evin duvarına asılırdı tüfekler.
Boynum yanımda ama;
İpi asacak yer yok.
Dağ,taş,dere,tepe,diken,yağmur,çamur…
Tek başıma yürüdüm ben bu yollarda
Yayan.
Sen yoktun yanımda.
Elim,ayağım,bütün vücudum kapkara
Saçlarım bembeyaz…
Bazı insanlardan
Öyle nefret ettim ki,
Onlarla birlikte yaşamaktansa
Baykuş gibi,
Bir ormanda




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!