Gülümse,gülümsemek güzel şey!
Onda gizli her güzel şey.
Haydi gülümse!
Çocuk gülüşü gibi saf,
Ana sütü gibi temiz olsun.
Deli bir rüzgâr gibi esti zaman,
Neyim var neyim yok alıp götürdü:
Gençliğimi,saçlarımı… El aman!
Ancak bıraktı bana gönül yarasını…
Umutlarımı hep silip süpürdü.
Ağarttı saçlarımın karasını.
Kalbimin yarısı sende bir yarısı bende
An be an, sanki boğazımda donuyor zaman
Zaman,zaman değil sanki ruhumuza rende
Ruhumuzdur zamanın aynasında kaybolan.
Kalbim ikiye bölündü içinden gül düştü
Hafif kemerli burnun
Küçük ve biçimli ağzın
İncecik derli toplu kiraz gibi
Kırmızı dudakların…
İtalyan üstatlarının yaptığı resim gibi
İnce yüzün…
Sen güzelsin ama
Gülüşün daha güzel
Ve sadece sana özel.
Güldüğün zaman sen,
Karanlıklar güler,
Gözlerinden muhabbet akar.
Ne zaman gözlerimi assam
Çamaşır ipine güneşli havada
Kurusun diye…
Bulutlanır gökyüzü birden
Yağmur yağar şakır şakır
Kalmaz ikindiye…
Mavi papatyalar ölesiye severken seni
Dururken merdiven başında hâlâ izlerin
Sarı çiğdemler yolunu gözlerken durmadan
Neden yaktı gözlerimi kahverengi gözlerin?
Selam gönderdim turnalarla ta ötelerden
Merdiven başında kahve kahve baktı
Hiç beklemediğim zamanda gözlerin.
Bir ikindi vakti yıldız yıldız aktı
Yaktı bir sevdaya ah beni gözlerin!
Kahve gözlerinin alazında yandım,
Gözlerin diyorum
Gözlerin…
En kahverengiden daha kahverengi
En sıcak mevsimden daha sıcak
Gözlerin…




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!