Günler,aylar,yıllar,mevsimler geçti
Daha bekleyeyim mi yâr ben seni?
Allı turnam gölünden suyun içti
Daha bekleyeyim mi yâr ben seni?
Bakıver aynaya da gör gözün yapısını,
Düşünme o yapısındaki küçüklüğünü.
Açsın da sana inanç ve ilmin kapısını,
Gör o küçükteki sanatın büyüklüğünü.
Ufuktan doğan sabah güneşi,
Yaprakların arasından süzülerek
Gözüme doğuyor.
Gözüm aydınlanıyor.
Göz aydınlığı bu olsa gerek.
Gönül bahçesinde gül biter gülistân olur,
Dalında bülbüller öter bülbülistân olur,
Gönül ekersek kurumuş,çorak gönlümüze,
Gönülle dolar gönlümüz,gönülistân olur.
Aşk şiirini ben hep ağlar buldum
Bunca şiir okudum aşka dair,
Okurken hep gözyaşına boğuldum,
Hepsi aşk şiiri yazmada mahir,
Görmadim ben hiç gülen âşık şair.
Kömür gözlüm,şu gönül pınarımdan
Sevda göndersem sana içer misin?
Bir kadeh uzatsam kalp diyarından
Sarhoş olup kendinden geçer misin?
Kömür gözlüm sen gurbetten gel hele
Akıp gitti şu benim gençliğim nehir gibi
Rengi değişti hayatın,sular zehir gibi.
Ey gençlik bakma yüzüme uzaktan nur gibi!
İşte geldin işte geçtin sağnak yağmur gibi.
Gençlik,kükremiş sel gibidir;yıkar bendini,
İki kere çaldı da kapımı genç ölüm
Neden engelledin Ya Râb!
Şimdi ben yaşlı bir ölümle boğuşuyorum.
Genç ölümle tanıştırsaydın
Sana daha temiz,daha yakışıklı yüzümle gelirdim.
Gençlik;
Bir esimlik yel,
Bir içimlik su,
Bir atımlık kurşun,
Bir mevsimlik gül…
Et sentetik,süt sentetik
Peynir sentetik,sucuk sentetik
Zekâ sentetik,akıl sentetik…
Elinde bir akıllı telefon
O da sentetik.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!