Hoş hayâlim vardı dünden; şimdi benden çok ırak
Gençliğimden haz umarken bitti yazlar; şansa bak!
Sol yanım pus, yollarım buz, yaklaşan en son durak
"Kar yağarken gonca açmaz, beklemek boş" der hüzün
Elde mendil, dilde feryat, gözde yaş ister hüzün
Bir acaip devir bu dem; zaman şekil değiştirmiş
Çağ atlamış(!) benî adem; îman şekil değiştirmiş
Cürme sebep(!) bin "ama" var, sanırsın ki bunama var
Her tövbede kırk yama var; pişman şekil değiştirmiş
Ne bir anlık bir hiddet, ne belirli bir müddet
Kapanmayan yaradır kadına zulüm, şiddet
"Müslümanım" diyene örnek asr-ı saadet
Resûl'ün mesajı net, kaynağı vahiy, kesin
"Emanet" demiş "size"; Kur’an daha ne desin!
Bir hüzünden diğerine üç adım yok bu aralar
Neşem gelmiyor yerine; hiç tadım yok bu aralar
Yüklü yine gam bulutu, kızdım kışa kırdım udu
Sele saldım son umudu; muradım yok bu aralar
Çorak bahçe bağ sayılmaz; bol su varken zor anlarsın
"Her yaşayan sağ sayılmaz"; çok gülene sor anlarsın
Her can özde farklı renktir, güzel insan güle denktir;
Nankör, namert ne demektir, dikene su ver anlarsın
Sabırla sınanmak varmış kaderde
Mazimi özlemle andığım gündür
Neşemin dün sofra kurduğu yerde
Lokmamı ağuya bandığım gündür
Görünce mülayım, garibin teki
Mâzi yâd ile yaşar, destanla nefes alır
Tarih Türk'ü anmasa, destanlar yarım kalır!
***
Vakit yine o vakit, yine öyle bir andı
Kızmak için kırk mazeret diller jilet olsa da
Candan öte bir can var ki o'na aslâ "öfff" denmez!
Amel kabı ağzına dek sevap ile dolsa da
Mîzan günü "az miktar"dır; anne hakkı ödenmez!
Görünse de gözümüze çözümü zor, devâsâ
erenler dergâhında
nic' öğüt var
***gül gibi.***
kimi serde cem eder
kimi kaçar
Ye'se düşüp yaşamak zor sitemle
"Ten" denen kafeste "kuş"umuz vardır.
Geçmez zaman, koca ömür, matemle
Verilmiş sözümüz, işimiz vardır.
Sıdkım sıyrık iki yüzlü olandan




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!