gidişinle
koydum karşıma resmini
yaktım üst üste siğaraları
aldım elime kağıt kalemi
birşey yazmak istediğim
dudagıma onca kelime geldi
Gidişinle
Yanaklarima akan
Isıtan sensizligin yaşlarını sildim
Süpurdum ömrüme yansiyan
Gözlerinin pırıltısını
Nasıl kısa kesmeli bilmiyorum?
Yüreğimdeki sevgini kışa nasıl estirdiğini mi?
Hasretlere nasıl kuşunlar döktüğünü mü?
Saatler sensizliğin pusulasını nasıl değiştirdiğini mi?
Keder sularında düşlerimin nasıl gömüldüğünü mü?
Göğsümde gezen ellerin nasıl kırdığını mı?
Gidiyorum diyorsun ya
Gidiyorum diyorsun ya
Sen zaten yoktun
Sokaklarda odalarda
Hatta anılarda
Ben sensizliği bölmüştüm
Dün gece düşlerime kancalar
Atıldı sessizce
Hayallerime sensizliğin soğuk kokusu
Karıştı
Anıların yakarışları mızrap yemiş gibi
Titriyor ölümüme
Gitmek gerek bazen
Gözyaşımın kezzabını yüreğime akıtarak
Anıları salkim saçak serperek
Ayrılığın okunu hayallerle saplayarak
Yitik gecelerden ömrümün öfkelerini sökerek
Gitmeyi kabullenmesemde
Yolla çıkmak lazım
Yürek yelkeninin götürdüğü
Yere gitmek lazım
Sevda kırıntılarını bavula doldurup
Hasret kelimelerini rüzgârla uçurup
Özlemlerin üzerine ayrılık ziftini döküp
Yıpranmış bedenler yüzler çizgili
Gözler kapalı bazen duvardaki
Resimlerde
Sessiz feryatlar dört duvar arasında
Çarpıp duruyor
Yorgun titrek sözler Dudaktan çıkmam ak
Gittin
Ben arkandan sadece baktım
Yutkunduğum sözlerimi gözyaşlarımızla ıslattım
Arkandan hayallerimi kuruttum
Düşlerimi sensizliğine serptim
Öylesine acıdı ki yüreğim anılarım kanadı
Gittin ya
Ama ben
Her akşamüstü
Aynı saatte
Dokuzu on geçe
Kapındayım




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!