Yelken alıyor gemi kalkıyor
Başlamamış bitmemiş sevdalara
Akmamış gözyaşlarına sızlamamış yüreklere
Bekletmeyelim aşkın vuslat kaptanını
Özlemlere kavuşmalara demiri alıyor
Yalnızlık özlemini ızlama atıp gittin
Bir buse ile cana semmi katıp yıkıp gittin
Sineme hasretini son atışını alıp gittin
Gözümdeki gün doğumunu batırıp gittin
Ayrılık harını nefese batırıp gittin
Bendeki vuslat mahşerini oda atıp gittin
Sancılı günler geçirdi vatanım
Mehmet’im kızılla boyadı şafağı
Karanlıktan aydınlığa çıktı vatanım
Dört bir yanı sarsa ihanetin ağı
Tek bilek tek yürek olmuştur milletim
Ben anayım
Gözü yaşlı dertlere bezenmiş
Bir an bile yakınmamış
Başına karala bağlamış
Düşünmeden oğlunu kurban eylemiş
Nasır ellerimde hayallerimi evladıma vermiş
Ve
Yine elim bir kağıt kalem
Seni karaliyorum
Misr misra hasretini çekiyorum
Elimde bir kadeh
Yudum yudum seni iciyorum
Gönüllere bir kapı açalım iki kelamla
Sevgiyi kardeşliği katalım hal hatırla
Bir kenara atalım farklığı ayrı gayrıyı
Bir beraberliğin göğe yazalım adını
Her bucağın da
Dağ taş akan nehir
Toprağın üstündeki
Ağaç yaprak benim
Vatan benim bayrak benim
Bacalarda tüten duman
Nefese her daim takılır yalnızlık
Hayaller bazen ulu çınar gibi yıkılır
Sözlerine yüreğine hasretlik vurur
Ama yine yıkılmazsın ayakta dursun
Çünkü koşulsuz şartsız bağlanmışsın
Ve
Aksam oldu
Yildizlar sessizliğe dokunur oldu
Kaldirimlar ozleme hasreti vurdu
Huzunler gozlerimde uykulu
Kulağım da yanlızlık türkülerin ugultusu
Ne kadar zor ve ağır
Birine arkaya dönüp
El sallamak istemeden
Aglamak hayalleri salmak
Ruyaları deşmek yıkmak
Ne kadar zormuş isteksiz gitmek




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!