Bu günlük düşüncem
HAK ARAMAK
Topluma bakıyorum hakkımızı aramaktan geri çekiliyoruz mesela bir işyerinde işverenin hatasını görünce söylemiyoruz kendimizi savunmuyoruz bu böyle gelmiş böyle gider işten çıkarır falan filan trafikte kaza oldu veya bir mahkemelik işin oldu niye uğraşayım mahkeme ile insanlarla deyip üstünü örtüyoruz en önemlisi, kanunu bilmiyoruz ne gibi hakkımız var ama bir haber görünce izleyince bak şu akıllıya biz onun kadar olmadık diyoruz veya burası Türkiye geçmişten günümüze kadar bizleri pıstırmışlar her zaman hakkımızı ararken kendimize bir bahane buluyoruz unutmak istiyoruz ne kanun maddelerini biliyoruz nede dinimizi hak aramak ülkemizde hep kısır döngü olmuştur mesela okula yarım edilecek kırtasiye malzemeleri masa sandalye veya kapılar yapılacak çeşme yapılacak milli eğitimin yaptığı katkıyı yardımı bilmiyoruz çocuğumuzu okulda bırakırlar dava açacaksın gelgit uğraş birde onlar birbirini tutar yine bize olur diye vazgeçiyoruz başka bir yönde yüz yüze bakıyoruz bize küser ayıp bize yakışmaz sonra da canımızın acımasıyla konuşuyoruz şöyle böyle oldu şunu bunu yaptı adam mı gibi kuranda hak aramak için yazılan ayetlerle de anlatıyor ama biz okumuyoruz sadece ezber konuşuyoruz üstelik bilen biri varsa bile dinlemiyoruz bu ne bilir gibi laflar edip konuyu değiştiriyoruz
Kuranda
Şura-41 nci ayette, af etmese de hak arayanın bu davranışından dolayı kınanmayacağı ve cezalandırılmayacağına dikkat çekilmektedir
İsra-53 ncü ayete göre, bir şekilde haksızlığa uğrayan kişi, olur da hakkını aramaz ve sineye çekerse, sürekli olumsuz bir düşünceye saplanacak ve bu durumu, pusuda beklemekte olan şeytana koz olacaktır
Anam bak üşümüyorum artık
Üstüme örtme yorganı artık
Sıcak tutuyor beni artık toprak
Mezarıma bir beyaz gül dik
Sula bedenimi hasretimle
Gözyaşınla
Gözlerime bakıp oof dedin
Kendini unutup yar yağını dedin
Hayallerimi düşlerime sarıl dedin
Hani beni bir ömür bekleyecektin
Sokak koselerinde el açıyor
Hasretim
Lambaların ışıgı özlemimin
Gözyaşlarını aydınlatıyor
Dudagımdan dökülen kelimeler
Kadehlere dokuyor
Yıkılmış harabe hayallerime
Gözyaşı gibi düşen solmuş düşlerime
Yüreğime yüklediğin sevdama
Dudağımda sırılsıklam olan isime
Uzaklara dalıp giden özlemlerime
Anılarıma mahkûm olmuş hüznüme
Dısarida sicak
Bedende kırgınlık
Dilde bir siir
Masada kalem.kağıt
Omurde sensizlik
Radyoda bir sarki agit
Benim hayallerim vardı
Düşlerimi süsleyen
Yarınlarıma mevsimler gibi açan
Umutlarımın sisli bulutlarını
Dağıtan
Gözyaşlarımı hatıralarımda toplayan
Hayat
Çetin bir ceviz
Sert bir kaya
Sıra sıra, dizi dizi
Bekler durmadan seni
Acımasız kahır, dertler
Hayatında neler eksik
Baktın mı kendine
Odama, yaşamıma
Neler kazandın, kaybettin
Diye
Gördün mü etrafında sessizce gezenleri
Kimi zaman sürükler insanı heyecan dalgasına
Kimi zamanda ıstırap, acı, keder kasırgasına
Kimi zamanlarda uyuyup düşler kervanına
Katılmak istersin
Uyuyamazsın üstündeki yorgunluk yarıda keser
Zaman zaman canın yanar en güzel yerde ilk bölümde




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!