Gençliğimde dolaşmıştım tiyatro sokağının
Önünde
Tam yirmi yıl önce
Bıraktım özlemlerinin çığlıklarıyla
Sevdamı
Süpürdü rüzgârlar hasretlerimi
Toplum olarak elimize küçük dâhil olsa bir imkân olanak geçince tavrımız değişiyor. özellikle i makam maddi imkan deşince kişi tanınmaz hale geliyor kendi şahit olduğum bir olay işyerinde bir hizmetli personele vereceği temizlik maddesinde kişiye nasıl kullanacağını anlatıyor üstelik azarlıyor maddi imkan geçince bir zaman konuştuğu kişiyi tanımıyor dinimizde olsun yaşam şartlarında olsun insanlar birbirinden üstün değildir birbirini küçük görme sınıflara ayırma lüksü yoktur ve devamında her insan birbirine muhtaçtır her insan kendi değerince üstün değerlidir toplum olarak kendimizi sınıflara ayırdık alt sınıf jonjon lu üst sınıf zengin fakir gibi kişi insan yerine görmüyoruz artık rahmetli Sakıp ağanın bir sözü vardır en fakir kişi ile aramızda iki liralık fark var diyordu oda kefen bezi farkı maalesef hem Türk olarak hem Müslüman olarak bazı değerlerimizi göz ardı ettik yok saydık
Ecdadımızda atamızda mevki makam büyüklük düşkünlüğü yoktu ya biz ne hale geldik kendimizi ağırdan satıyoruz maddi durumu ve çalışma şartı küçük olanı horluyoruz insanlar artık sosyal seviyeye bakar oldu birbirini kıyaslar oldu bu dünyada yaşadığımız her anı lüks yaşamaya endeksledik kendimizi falancanın şunu var niye benim yok der olduk elimizdekilerle yetinmez olduk toplum birbirini çekemezse birbirine saygı duymazsa birbirine değer vermezse yıkılmaya mahkumdur şuan biz o hale geldik toplum kendimize çeki düzen verme yerine iyice kötüye gidiyoruz ağaç iç içe kuruduğu gibi oluyoruz biz birbirimize muhtacız ağaçça beşikten mezara kadar muhtaçsak insan ada beşikten mezara kadar muhtacız peki bu hırs büyüklük niye sen benden zengin ol sende sonucunda toprak olacaksın seni zengin eden yanında çalışan fakir insanlardır insanlar arasında üstünlük takva sahibi olandır toplumda erkekler kendini üst tabakada görüyor kadını alt tabakada görüyor yaradan kadını erkeğin himayesine vermiştir burada yardıma muhtaç olduğu için diye düşünebilirsiniz öyle bir şey yoktur kadın narin kırılmaya incilmeye yatkın olduğu içindir kadın erkek birbirinden bazı hallerde birbirinden üstündür rabbim insanı ikiye ayırmıştır erkek kadın olarak değil mümin ve fakirler bakınız insanılar ayrılmıyor müminlerde ikiye ayrılır ehli sünnet olanlar biat ehli ehli sünnette ikiye ayrılır Salihler fasıklar bakınız hiçbir zaman insanlar yaşam şartı ayrılmıyor inançlar ayrılıyor toplum olarak elimize bir fırsat geçince kendimizi büyük görmeyelim bir birimizi azarlamayalım küçük görmeyelim rabbimin nazarında değerimiz aynıdır unutmayalım
Sosyal seviyesi eşit insanlar birbirlerini çekemezler
Temel Eğitimden orta öğretime geçiş
Ortak telaş olur her dönem sekizinci sınıfa
Sınan sonucunda hesaplanan puan sonunda
Hak eden soluğu alır ortaöğretim kurumunda
İnsanların bakışından içimdeki sesten kurtulup ne zaman
Aynalarla hayallerimle baş başa yalnız kalsam
Sevgi gün doğumları dudağımdaki sözcüklere yansıtıyorum
Ne olduğumu hatırlatır bir gölge uçan kuş veya bir böcek
Ve aynalar bana içimi dışımı gösterir
Düşüncemin terazisini kurar nefesime
Terk edildi oyuncaklar, sokaklar, oyunlar
Yakıldı duygular, yarınlar
Hayallerin gemileri
Tuğlalar gibi yıkıldı düşlerin gülüşleri
Hatıralara karıştı zifir karanlıklar
Boğuldu gözyaşları
Bana bıraktığından söz etmek istiyorum
Çıkarma toplamından sızımdan mutlulugumdan
Özlem hasretlerinden keder Hüzünlerim den
Yalnızlık bölmesinden söz etmek istiyorum
Sensizligin rüyamda hep takılmasından
Kartal gibi uçmak istiyorum gökyüzünde
Gecelerde yıldız olmak istiyorum anne
İçlemişsiniz doğuşta al kırmızıyı göğsüme
Korkmadan dalgalanmak istiyorum anne
Dört bir tarafı çevrilmiş vatanımın ihanetle
Sözün bittiği yer
Geldi
Kondu kursağıma
Ruhuma takılı kalan
Sevda kelimelerin kırıntılarını
Nefesimdeki
Şubatın yirmi birsiydi
Rüyalarım üşümüştü
Seni seviyorum diye
Uyandım
Kapalı kapılarda buz tutmuş
Hayallerimde
Sensizlikte çırpışan cennet kuşu gibi
Dalgalarla çarpışan ala bora olan ayrılık sandalı
Gecelenin aydınlığında sildim gölgelerini
Rüyalarıma sürdüğün bıraktığın sensizliğin kırıntılarını
Hasretinle okyanusların yalnızlarına attım




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!