Bu iştahın bela olur başına,
Kaçar kuşlar konan olmaz dalına…
Aldanırsın yüzüklerin taşına,
Sinek bile gelmez olur balına…
Hovardaca gider gençlik Cevriye,
Yastık döşek oldu kumun gümüşü,
Yorgan şimdi ay ışığı canıma…
Köpük köpük deniz çalar cümbüşü…
Sevda yeli saldı seni yanıma…
Bir emekli olta atmış denize,
Yabani otlar gibi,
Hüzün yüklü yalnızlık,
Sarsa da iç dünyanı dört yandan,
Vazgeçme candan,
Yıkılma sakın,
Dön sırtını karanlık geceye,
Aşk,
Yemekte tuz,
Ağust0s’ta buz,
İnadı tutarsa domuz,
Düşürür vurunca omuz…
Sevdin mi güzelim,
Yürekten sev,
Toprağın suyu,
Ciğerin havayı,
Çiçeğin güneşi,
Sevdiği gibi sev…
Selam söyle toprağıma taşıma,
Nallamasın yüke gelmez katırı…
Çok iş açtı uyuz atlar başıma,
Nankör hayvan bilmez sevgi hatırı…
Bol yem yer de gözü görmez işini,
İki sıra yan yana,
Dizildi yere yataklar…
Uykuda kollar bacaklar,
Sağdakini soldakini pataklar…
Koğuş tıklım tıklım,
Durduruldu yeni kafile Kemah Dağ boğazında,
Boğazlananlar üst üsteydi uçurumda,
Kendi topraklarında kıyılmış canlar,
Kan deryasında yatıyorlardı sessiz…
Fırat kıyılarında aç susuz tükenmiyor yollar,
Akı kara karayı ak tarif et,
Hep ayakta uyutmaktır marifet,
Size varlık bize yokluk bu afet,
Devran sizin kervan bizim göç bizim…
Gurbet kazan garip kepçe,
Evsiz barksız öksüz serçe,
Ne tarla var ne bağ bahçe,
Can evinde yarası var…




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!