Akdeniz’de akşamüstü,
Yolcu güneş,
Başka kıtalara…
Damarlarda kan sanki ateş,
Gençlerde kördüğüm eller,
Bal üretmekte diller,
Aşkta yasa sevgi saygı sadakat,
Hoşgörüdür her belaya barikat,
Sev gönülden sen de sevil aşk ile
Mutluluğa yol bulmaktır hakikat…
Gülüşünle gönül saksım gül doldu,
Buz çözüldü bahar geldi yaz geldi…
Hüzün yandı gamla keder kül oldu,
Hanemize cümbüş geldi saz geldi…
Bakışınla sevda çıktı doruğa,
Zil çalmadan önce,
Açıldı yavaş yavaş,
Okulun demir kapısı…
Zille koştu inciler,
En öndeydi birinciler…
Diyarbakır’ın orta yerinde,
Hortum yaratıldı bir yiğit için,
Vuruldu gerçeğin cesur sesi,
Ensesinden vuruldu kahpece,
Barış elçisi kınalı güvercin…
“Gerçek Dostum Abdurrahman Karabiber’e Sevgilerimle”
Ey hayat!
Gelme üstüme üstüme,
Artık basma damarıma,
Kirli keskin tırnakların etimde,
Sevdam bir ok sensin benim menzilim,
Senden önce aşk bağında laldım ben…
Sevda hariç ben her şeyden azilim,
Âşık diye sana miras kaldım ben...
Bu alnıma senin adın yazılmış,
Çıkarlarınız aynı sepette,
El ele verdiniz bu gün,
Ballı sofra serdiniz kendinize,
Birleştiniz aynı hedefte,
Tek ses çıkıyor onlarca defte,
Anlıyorum sizi beyler…
Karışmış oğul,
At izi ile it izi,
Kim kimin maşası,
Kim kimin paşası,
Belli değil bir tanem,
Kara perdenin gizi…
Hep tepeme doğru çıktın,
Yeter gayri düş yakamdan…
Genç yaşımda yuvam yıktın,
Yeter gayri düş yakamdan…
Mesken ettin sen gurbeti,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!