Leyla koşarak girdi ofise
Dolunay başkomiserim, ihbar var
Beyoğlunda bir ceset bulmuşlar
Hemen bizi aramışlar
Koşun olay yerine dedi Dolunay
Hepsi birden çıktılar
Zeka, enerjidir
Enerji, yok olmaz
Senin temelindir
Form değiştirir belki,yok olmaz
Biliyorum
İnsanlığın ölüm fermanısın
Kumdan kale yapmaya benzer
Uğraşırsın,zamanını harcarsın
Meçhul bir el,yıkıverir aniden
Boşlukta bulursun kendini
Manası yoktur yani tırmalamanın
Bir gün daha geçti,bak
Bugün ne yaptın işe yarayacak
Geri gelmez, o artık dündü
Yaşa bari keyfinle bugünü
Saniyeler dakikaları kovalar
Dakikalar, saatleri
Saatler günleri kovalar
Günler,Ayları
Aylar yılları kovalar
Sen Yakalanırsın
Bu ülkede kraliçeler
Yoğurt mayalar, Nisan yağmurundan
Kendi pembeliklerinde tatlılar,reçeller
Tırmanırken sen yokluk dağına
Saraylar göreceksin!
Yemekler, zevk-u sefalet
O manzaralardan büyüleneceksin
Kanarsan bu oyuna, eyvah
Çıktım şaşkın, kutsal mağaradan
İndim yavaşça merdivenleri
Çırılçıplaktım,bir ben,bir ikizim vicdan
Enterese etmedi etrafımın sevinçleri beni
Emekleyerek yol almaya başladım
Henüz niye buradayım? Anlamamıştım
Saçların beyazladığında
Yaşlandığını anlarsın
Yürümeye başlarsın
Gümüş yolda
Bakarsın
Yazmak istiyorum, yazamıyorum
Zindan resimleri çiziveriyor kalemim
Duvarlarda hüzün görüyorum
Kan doluyor defterim
Ters giymiş çoğu insan ayakkabısını
Farkında bile değiller




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!