Paşabahçe vapuru
Azametle ayrıldı
Burgazada iskelesinden
Hatıralarım, gözümün Nur'u
Süzülerek geçti önümden
Kimbilir neler gördün, yetmiş yılda
Hasret Özlemi Doğurdu
Özlem Hep Özlenen Oldu
Yüreğine Kovalarla Merhamet Doldurdular
Taştı Gözpınarlarından,Sular
İki Melek,Neşeyle Yıkandılar
İpek Saçlarına Uzandılar,Uyudular
Dolunay, makbule daha yaklaştı
Bir avucu sımsıkı yumuluydu
Uzandı açtı avucunu
Gitar teline sarılı notta
Peteğin bir'i gitti dördü kaldı
Düşündü, anlamlandıramadı
PULLAR
Sisli,puslu denizde
Yakamozlar,şakalaşıyordu birbiriyle
Ağda balık pulları
Teknede son çırpınışları
Bıraktılar ağda pullarını
Gün yeni ağarıyordu
Tiksintiyle baktı cesede
Pirmus lambasını koydu poşetine merhaba
Her yer leş gibi et kokuyordu
Seviyordu bu kekremsi kokuyu
Bir rahatlama,bir boşalma
Portakal Çiçeği 2
Günbatımını Esvap Yapmışsın,Üzerine
Şen,Şakrak Daldan,Dala Geziyorsun
Bir Amber Sürmüşsün
İnsanı Kendisinden Geçiriyorsun
Polis memuru güdük
Boyu kısadır
Akademiye nasıl girdi?
Hâlâ sırdır
Neşe kaynağı günlük
Güreşte çok birincilik
Rüzgar tüm hızıyla esti
Kâh Neşe, çoğunlukla hüzün getirdi
Son dinlemez el- aman
Rüzgar gibi geçti zaman
Cis'm-ü âlâ fâniymiş bilemezdi
Mânâsız olduğunu anladığımda
Bedenin
Ruh'um parçasıymış
Evrenin
Bedenim, sadece hizmetkâr
Ruh'um
Gel
Kapıları açalım tek,tek
Perdeleri aralayalım
Bu beden ölene dek
Bırakınca bedeni
Kavuşalım özümüze




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!