Kapılar açılınca teker, teker
Ortaya çıkar gerçekler
Saklanmazlar ki bulamayasın
İster ki yolcular arasın
Maddiyat geçici
Ey fâni! Bırak hırslarını
Perdeler uçuşur
Gerçeklik rûzgarında
Elbet aralayan bulunur
Bu koca kâinatta
Bir ışık hüzmesi
Bir var, iki yok
Ân kapıyı çalınca
Ruh, kanatlanır özgürlüğe
Ne Beis, ne veda
Yükselir gökkubeye
Koca gümüş kapı açılır
Hoşgeldin dercesine
Büyük Ruh, ulu Ruh, geldim işte
Şimdi vuslat zamanı
Turab oldum eteğinde
Şimdi huzur ânı
Deneyimlerle yüklü
Mâneviyat heybem
Salkım söğüt, dallarını
Hışırdatır kollarını
Alır dünya hararetini
Onun dibine gömün beni
Mutlaka etrafında su vardır
BENİ TÜRK HEKİMLERİNE EMANET EDİNİZ.
MUSTAFA KEMAL ATATÜRK
Ben herdaim Atamı dinlerim
Ben de Türk hekim isterim
Gitmeyin, bizi bırakmayın
Sessizdi sokaklar
Ölüm kadar sessiz
Sabaha hazırlanıyordu
Bir yetim gibi kimsesiz
Gecenin yorgunu büfeci
Evine ağır adımlarla ilerliyordu
İşte gidiyor avımız
Ne kadar da tatlı bir kız
Bugün tatlımız var
Kimbilir ne lezziz
Bir puf sesi, ustalaşmıştı
Çıkarttı hızlıca kızın çoraplarını
Ben Hizan köyü öğrencilerinden gördüm
Sevdiğini gözünden öpmeyi
Duygu güruhunda boğuldum
Görmedim böyle insan sevmeyi
Gözümsün dercesine öptü
Yeliz öğretmenini gözünden
LEZZET AĞAÇLARI EKİLİ
SEDEF BÜFENİN VAHASINDA
HEPSİ DE SEÇİLİ
BU GÜZEL DÜNYASINDA
BİR KÖŞEDE DÖNER
YEMEYENİ PİŞMAN EDER




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!