“Zafere gitmeyen yollar utansın!
Yaz bahar ayları kışa döndüyse,
Köprüden geçmeyen seller utansın!
Vatanımda nice ocak söndüyse,
Bağrıma esmeyen yeller utansın!
Dosta doğru gidecektim,
YOL kırıldı ben kırıldım.
Ona veda edecektim,
KOL kırıldı ben kırıldım.
İşler nasıl soracaktım
Mesleğe başladım daha ilk günden,
Öğretmenim dedim, adımı yazdım.
Her işim hazırdır önceki günden,
Öğretmenim dedim, adımı yazdım.
Her sabah kapıda beklerim sizi
Yükseklerden kaya kaya
Yıldızları saya saya
Hasretini duya duya,
Bekle beni döneceğim.
Şeytan görsen sen de taşla
Demedim mi size dünya tersine,
Kazı koz anlayan beyler merhaba!
Yolunu şaşıran gider Mersin’e,
Kazı koz anlayan beyler merhaba!
Yemek yapmasını bilmez analar
Dar günümde yanımdasın,
Sana geldim bil Efendim!
Damarımda kanımdasın,
Sana geldim bil Efendim!
Yardım eder dedim bana
Ağla kara sevdam başımda yeller,
Durmadan esiyor bilmem ki neden?
Doğruyu söylesin konuşan diller,
Doğru söylemiyor bilmem ki neden?
Dağdaki yavruyu koruyan Rabbim
İçerimde bitmez sızı,
Kalan var mı benim gibi?
Duvardaki kırık sazı,
Çalan var mı benim gibi?
Gündüzlere gece kattım
Bırak öyle kalsın dalında güller
Şarkılar söylesin o tatlı diller
Duaya açılsın güzelim eller,
Boşuna ağlama sil gözyaşını.
Çekilen acılar dinmeli artık
Bırak öyle kalsın dalında güller
Şarkılar söylesin o tatlı diller
Duaya açılsın güzelim eller,
Boşuna ağlama sil gözyaşını.
Çekilen acılar dinmeli artık




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!