Demirden kapıları
Ağaçtan yapıları
Gönülden tapuları,
Erenler Divanının.
Gündüzleri gecedir
Millete sıkılan kurşun yarası
Size de gelecek bir gün sırası
Son durak olacak artık burası,
Polise uzanan eller kırılsın!
Hainde haysiyet, şeref arama
Hainlere kucak açan
Eller Kurusun Kurusun!
Aramıza zehir saçan
Diller Kurusun Kurusun!
Kötülüğü hep aklayan
Biri yapar, biri bozar
Bu gidişe herkes kızar
Tarihler gerçeği yazar,
-Gördün işte dünya sağır
-Duysun diye sen de bağır.
Sazım alıp ilden ile
Dolaşırım demedim mi?
Türkü olup dilden dile
Ulaşırım demedim mi?
Kanatlanır uçar kuşlar
Alnımıza kara yazı yazmışlar,
Bunu sende bileceksin Emmoğlu.
Dostlarımız yine bize kızmışlar,
Deme bana diyeceksin Emmoğlu?
Dağ başında eriyecek kar gibi
Damla damla yağmurlar boşanırken göklerden
Gönderdiğim gülleri alacaksın demiştin.
Özür dileme benden alınmadım sözlerden
Bu gece de yanımda kalacaksın demiştin.
Gözlerim ufuklarda sana selam salıyor
Onbeş Temmuz kara gündü
Ne ocaklar o gün söndü
Unutmadık daha dündü,
Bir millet DESTAN YAZIYOR.
Aramızdan hain çıktı
Bahara sözüm geçmez kışta kalmadı gözüm
Yıllar oldu ararım bulamadım bir çözüm
Çare bulacak diye Hak’ka çevirdim yüzüm,
Derman sen de Allahım derdimize bir çare!
Maziye bakıyorum geçmişim orda yatar




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!