Beklemekten usandım içimde söndü ateş,
Hayalinle bekledim bir gün gelecek diye!
Mutlu olacak sandım kalbime doğan güneş,
Benim de kıymetimi bir gün bilecek diye!
Dertlerimi anlattım sıra sıra dağlara
Garibin bağrına hançer saplanır,
Çıkarmak istesen çıkmıyor gardaş.
Sevdiklerim gelmiş evde toplanır,
Doktorlar yüzüme bakmıyor gardaş.
Deveci Dağı’nın yolu taşlıdır
Bana kızıyorlar biraz gül diye
İçerimiz kan ağlıyor Gardaşım
Çok hainler gördük bunlar zül diye
İçerimiz kan ağlıyor Gardaşım
Memleketin yollarını kazdılar
Gemilere aldanma beklese de limanda,
Bir hoşça kal demeden gideceğim sessizce.
Ne sevdalar yaşandı bilir misin bu handa?
Sana veda etmeden gideceğim sessizce.
Hasretinle yanarak özlediğim geceler
Kardan beyaz ellerinle
Baldan tatlı dillerinle
Gonca açan güllerinle,
Gelsen bize ne olursun?
Bize biraz umut versen
Türküler mi yanık ben mi hastayım,
Vakit çok geçmeden gel usul usul.
Sen gelmedin diye gerçek yastayım,
Vakit çok geçmeden gel usul usul.
Gök kuşağı yedi renge boyanmış
Hani gidecektin uzak illere,
Gideceğin zaman beni de götür.
Sakın düşme dedim, sana dillere,
Gideceğin zaman beni de götür.
Bir arzum kalmıştı Çamlıbelinde
Derdine ilacı istesen benden,
Anzer Yaylası’ndan balı getirsem.
Hediye isterim deseler senden,
Nevşehir İli’nden halı getirsem.
Yolcular sefere çıksalar erken
Rüzgar serin eser bahar mevsimi,
Desem bile kimse duymaz sesimi.
Hata yapar derler insan kesimi,
Desem bile kimse duymaz sesimi.
Zindan dedikleri derin bir kuyu
Demirden kapıları
Ağaçtan yapıları
Gönülden tapuları,
Erenler Divanının.
Gündüzleri gecedir




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!