Süreçler boyu sürdükçe süreler
O günler,
Bir buruk çay tadında eski hüzünler
O günler,
Şimdi neredeler?
Bir zamanlar
Göl kıyısı
Deniz kenarı
Gün batımında şiirler yazardık
Gün batımında
Şiirler...
Sıcacık salkımlardan şebnem büyüleri
Bir koruk ezgisinde kahrım söyler
Düşünmez görmeyince kırık ülküleri
Bârânda yaramca âhım iniler.
Şeb güzelim, sözümü iki etme sen,
Ben ne bileyim ölü kadın
Kırmızı artık bir renk midir
Senin saçın
Bu ellerin saçında işi nedir
Bu eller kan
Kan bu ellerde
Benim böyle sevdiğim yalnız isimler
İsimler miydi?
Yer çekince her şeyi yerli yerine
Ve zaman, tüllerini sessizce örtünce
Unutmak kolaydır gözleri
Bana bir öykü ver ki bilmediğim
Örneğin anlatılmamış bir savaş
Gibi olsun
Tarihin dışında
Ve taa içinde insanlığın
Bir öykücük
Bir başka deyişle
Bütün hayatın silindiği anlar
Seslerle renklerle vuruşların
Duyuşla devinişle eylem ve susuşların
Gözler dolu diyemlerle çaresiz umutların
Her an boyu bir başka yokoluş
Öylece kal
Parçalanıp gelenin
O geldiği yerde
Öylece kal ki
Toprak senin
Olup tütende
Sonra bir oyma gemi
Kırgın yeşili
Esnek zaman ikindileri
Ve bakışlar arasından:
RUHHAHHAHHAA!
Bana martılar öldü demeyin
Ölmez martılar!
Onlar ki
Doğan güneş kızılında tutuşmuş sabah bulutlarına
Her gün




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!