Geçmiş bir yetenek durur sanki derinde
Deniz ışıkları ve dalgaların
Ve hiiç anlatılmamış utkuların
Zamanı dövdükleri yerlerde
Bir mesaj gibi ehram kıyılarından
Ve çağların en eski, en katıksız ruhlarından
Özlüyorum
Bir mavi düş sessizliğinde
Baharların şehrini:
Gitti gider...
Âsûde zaman örtüleri
Renklere karışmış gidiyor pastel anılar
Zannetme ki geri gelir geçmişimiz
Zamanı hep tersine yaşadık biz
Eski günler üzerinden yeni mevsimlere
Anıları bırakıp da artık yaşanmayanlara
Sen söyle bu ağlayan perdeler nedir?
Hangi nâme sırları
Bir ferahnâk* goncanın ufkuna
Binler dilleri
İnler dilleri
Katmer katmer gülleri
İstemiyorum yeter
Durdurun
Şu atlı karıncaları
Cehennemi çıplatan ufkumuz
Yangına doysun
Çatlasın saat-i kebîr
Küçük bir geçit burada
Sabine
Yığınaklar altında
Kimsesiz sezgiler
Yumaklarca
Yumuk çileler
Sabır taşı bu, sensizlikten çatlar mı?
Sonsuz ırmaklar
Susuzluktan kanar mı?
BAM BU DİBİ BAM BUM
BAM BU DİBİ BAM
Perde
Perdeyi aç
Işık ve ses
Sallanma kaç
Sen de dostum,
Bir en güzel ikindide yitirirsen zamanı
Bir eski, kırık tablada
Bir damla kül gibi
Yalnız
Parça parça




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!