İlkbaharlar geçti seni beklerken,
Tomurcuk tomurcuk, çekirdek çekirdek ilkbaharlar
Güneşe uyanan körpe topraklarını yanlarında götürerek,
Körpe yağmurlarını bağırlarına basa basa,
Ağlaya ağlaya boz-bulanık sularının ardından
Geçip gitti ilkbaharlar önünden gözlerimin,
Buğdaylar boy attı başak içinde,
Yamaçlar çiçekten kuşak içinde,
Bulutlar denizden döşek içinde,
Seni bekliyoruz hepimiz birden.
Rüzgar çayırlarda esip duruyor,
Aradığın nedir ki? Bir türlü bilmiyorum,
Sen cefalar ettikçe ben seni özlüyorum.
Mermerler bile güldü, sen bir kerre gülmedin,
Heykeller gibi kaldın, santim ilerlemedin.
Geçip gitti ömrüm, saçım ağardı,
Seni ki tek bir an unutamadım.
Saçların sonbahar, yüzün bahardı,
Kaldırıp bir yana fırlatamadım.
Her soluk alışta zikrettim seni,
Seni kokluyorum akşam rüzgarlarında,
Kumsal sen sen kokuyor,
Sen sen kokuyor yosunlu, ıslak kayalar,
Yağmurlar altında toprak,
Her bir kıpırdanışında yaprak,
Rüzgarla sarmaş-dolaş olunca orman,
Ne zaman akşamlar inse sulara
Seninle başbaşa kalırım sanki.
Hükmeder yüreüim karanlıklara,
Seni kollarıma alırım sanki.
Sanırım ki yine suya eğildik,
Canıma sordum ki; seviyor seni,
Kalbime sordum ki; istiyor seni,
Gözlerime sordum; bekliyor seni,
Sanki işlemişsin zerrelerime.
Seninle sevmişim havayı, suyu,
Serçeleri seviyorum senin gibi körpe olduklarından,
Bakışlarına benzediği için güvercinlerin bakışlarını,
İvediliklerini tarlakuşlarının,
Siyah-beyaz tutarsızlıklarını saksağanların,
Yelkovankuşlarının zamanı başıma başıma kakışlarını,
Martıların beyaz çığlıklarını,
Duvarları öptüğümü sanma elkızı, ellerkızı,
Taştan taşa vurarak akan suları öptüğümü sanma,
Körpe fidanları, körpe yaprakları,
Taşları, toprağı,
Kapıları, pencereleri, kendi ellerimi,
Öptüğümü sanma her gördüğüm şeyi.
Sarı saç nedir ki kölesi oldum,
Zavallı gönlüme geç derim, geçmez.
O güzelim gözler yanmış tutuşmuş,
Bakma yanacaksın, kaç derim, kaçmaz.
Yaman bir zalimin pençesindeyim,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!