Balı arıya sorsunlar, acıları bana,
Saraylardan haberim yok, zindanları sorsunlar,
Yolu, yorgunluğu sorsunlar,
Ayrılığı, özlemi, çileleri ve garipliği sorsunlar,
Ben senin uğrunda düşmüşüm çıkmaz yollara,
Döner dururum bulunduğum yerde,
Ben yoksulum, öksüzüm,
Bir güneşsiz gündüdüm,
Cetvellerden dümdüzüm,
Bir sırlar meydanında.
Bedenler var, sanlar yok,
Geceler çok uzun, sabah çok uzak,
Uyuma erenler, sırdan konuşak.
Göz gözü görmeyen bir karanlıkta
Göğü kamaştıran nurdan konuşak.
Yaratan yaratmış sağlam yapıyı,
Yüzün aynadan parlak,
Şıngır mıngır şıngırdak,
Omuzların yuvarlak,
Şıngır mıngır şıngırdak,
Eğil durgun göle bak,
Kim arar, kim sorar benim gibi garibi?
Kim bekler akşam karanlıklarında yollarını,
Kim bir yudum sevgi besler,
Kim merak eder çektiği çileleri,
Sen bile arayıp sormadıktan sonra
Bildim bileli.
Adı ‘Öğretmen’ dir, belli,
Şeytan bunun neresinde?
Aylığı tam üçyüzelli,
Şeytan bunun neresinde?
Deve yesen; ‘Yedin’ Demez,
Çile çektim dünyada,
Tüm elemler sırada,
Aşkla başım belada
Şikayetim kalbimden.
Yaş doldu gözlerime,
Ne olurdu, bu kadar güçlü olmasaydı belleğim,
Unutabilseydim seni, gördüğümün ertesi günü,
Unutabilseydim birlikte gezdiğimiz yerleri,
Ne o çiseleyen yağmuru anımsasaydım,
Ne o yaprakları okşayan rüzgarı,
Elinin elimdeki sıcaklığını unutabilseydim,
Uzat dudağını, bak öper miyim?
Denemek parayla pullarla değil.
Ver gönlünü bana, bak sever miyim?
Sevmek yürekledir, kollarla değil.
Hıçkırsam; titreşir dallarda yaprak,
Bir bahar yelidir ki; kucaklar düşlerimi,
Bir bahar yağmurudur; öpüşür gözyaşlarımla,
Bir bahar akşamıdır; yıldızlarla süslenir,
Gökler başım üstüne yıldız yıldız elenmiş,
Cömertçe silkelenmiş,
Yine de çıkamamışım içinden kapkara bir sevdanın




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!