Yalanın ucuyla beslenir olduk
Hepimiz aslında ikiyüzlüyüz!
Herkese beyhude seslenir olduk
Hepimiz aslında ikiyüzlüyüz!
Su avare toprak çorak geziyor
Aldatılan biz miyiz, aldatan nerde peki?
Kendimizi kandırdık yıllar boyu bu şekil.
Yalanı biz söyleriz, yalancı hep öteki
Herkes aptal ya, biziz dünyadaki tek akil!
Bu yalancı baharda değiliz elbet baki
Sen değilmişsin gibi karanlığı doğuran
Göz süzüp söz düzerek kalbinde nifak ile
Fitne fücur her türden kötülüğü yoğuran
Ve sonra unutturan üç kuruş infak ile
Sen değilmişsin gibi kuduran şafak ile
Ben ismiyle müsemma, kursağımda hançer var
Mihr-u mah'tan sır bulup da mihriban olmuşum.
Zahir öldürmez beni, ölüm hiçlik değil yar
Ben ki ana rahminden evvel kurban olmuşum.
Bir rüya aleminde, önümde iki nehir
İçimden sen geciyor, susuyorum Nazenin
Kokundan yoksun diye müstemleke her şehir
Tadı yok ne dağların ne dağlarda gezenin
Koyunlara saldırdı içimde kurt sürüsü
Dilimi tutuşturan kelimeler hatrına
Şiirimi küstürme, sözü kana bulama!
Masumlar hürmetine, masumeler hatrına
Gözyaşlarıma kıyma, gözü kana bulama!
Kalbimin kıyısında dolaşan serseriden
Bir gün hasretin cana tak ettiğinde ağla
Tüm ömrüm süzülürken yanağından ordayım
Kırlangıçlar Ölümü hak ettiğinde ağla
Vaveylan asumana çıktığı an ordayım
Sen bilmezsin topragin suyun kırıldığını
Karanlık bir gecede açılan pencereden
Ay ışığı süzülür odamın duvarına
Değişir güç dengesi, korkar kedi fareden
Doluşur dilenciler firavun mezarına.
Aslana meydan okur ürkek tavşanlar bile
Sen yine sen, ne hakla düşüyorsun aklıma
Bilmez misin yadıma düştüğün ana küsüm
Gözlerin neşter olur yürekteki saklıma
Ben ki kesilen yerden süzülen kana küsüm
Tüm çiçekler birleşip bahçende gül olsaydı
Bütün kuşlar bülbüle düşman olurdu gülüm
Aklın, fikrin, izanin adı gönül olsaydı
Aşkı tatmayan alim pişman olurdu gülüm
Sen kuşları bilmezsin




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!