İlişkinin sonu ölümdür hep.
Kadın atölyemdir benim. Kaypak gözlü,
kabilemin ve nefesimin dışında
gittiğini saptar. Korkuturum
sadık kalanları. Casusum ben.
Gecede yalnızım, yatakla evliyim.
Uzanarak dün gece
Düşünerek
Suyun susamadığı
Ve ekmeğin taş olmadığı yerde
Ruhuma nasıl bir ev bulacağımı
Bir kanıya vardım en sonunda
Yangın Şarkısı
Yeşil doğmuşuz biz
bu yanlış bahçeye,
fakat bir otlubağa misali siğilleşmiş benekli çalılıkta,
usulca sokulur koruyucumuz kötü niyetle,
Gündelik bir meme gibi dokunuyorum nefrete,
durmaksızın geliyorum elbiseden elbiseye,
çok uzakta uykularda.
Ben değilim, hiçbir işe yaramam, kimseyi tanımıyorum,
denizden ya da ağaçtan bir silahım yok,
Şiirsel yumurtalar yumurtlayan
Vakur şairane bir tavuğum ben
Ve kıvamımı çoğaltmak için
İçimden azıcık yalvarırım.
Yumurta sarısının felsefesini yaparız,
Berrak bir Ekim gecesinde gibi
ulaşır Kuzey’den gelen leoparlar
yarıp geçerek ufku
ve toplanır insanlar alanlarda dua etmek için
ya da sessizce seyretmek için sadece.
Niçin varoşların yollarını kapatıyorsunuz ki?
İsla Negra’daki deniz kıyısındaki evimi
sendikalara bırakıyorum,
bakırın, kömürün ve güherçilenin işçilerine.
Eziyet görmüş oğulları ülkemin
dinlensin orada.
Baltalar ve hainler tarafından tahrip edilmiş,
Bırakıyorum eski kitaplarımı, toplanmış
dünyanın her bir köşesine, tapınılmışlar
o görkemli dizgesinde,
Amerika’nın yeni şairlerine,
onlara, kabaca durdurulmuş dokuma tezgahında
yarının manifestosunu dokuyacaklara.
Terk ettiğim çay yaprakları,
Ve şu çarpık çizgi
O kraliçe ayasında
Umurumda değil artık.
Benim siyah hac yolculuğumda
Bu ay oyuklu kristal yumak
Ve Aralık’la Ocak arasında
bulunan o ayın adı nedir?
Hangi yetkiye dayanarak numaralandı
bir salkımdaki on iki üzüm?




-
Esel Arslan
Tüm YorumlarEdebiyatın böylesine ayaklara düşürüldüğü
ülkeme damla damla uzaklardan gönderdiğiniz çeviriler
biz şiir severlere gürül gürül akan ırmaklar oluyor.
Sonsuz teşekkürler,sevgi ve saygılarımla