İsmail Aksoy Şiirleri - Şair İsmail Aksoy

İsmail Aksoy

Ağırbaşlı denize gelir yaşlı kadınlar
etraflarında düğümlenmiş şallarıyla,
zayıf ve kırılgan ayaklarıyla.

Kendi başlarına otururlar kıyıda
değiştirmeden gözlerini ya da ellerini

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Nasıl da katılaşır elementler! –
Ay ışığı, şu kireç kayalık
Gediğinde yattığımız

Sırt sırta. Çivit mavisi soğukluğundan
Bir baykuşun feryadını duyarım.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

İzlediğin bir iplik vardır. Değişen şeylerin
içinden geçer. Fakat değişmezdir o.
Merak eder insanlar neyi izlediğini.
İpliği açıklaman gerekir.
Fakat başkalarının onu görmesi zordur.
Onu tuttuğun sürece kaybolmazsın.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Öldüren alevinde sarmalar ışık seni.
Enfes, solgun ve hüzünle yatarsın orada
alacakaranlığın eski pervanelerine doğru
yatağın etrafında dönen.

Dilsiz, ey sevgili,

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Ölü değil onlar! Duruyorlar
yanan fitiller gibi
barutun ortasında.
Temiz gölgeleri birleşti
bakır yeşili çayırlarda
zırhlı rüzgârdan bir perde gibi,

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Ne saklıyorsun kamburunun altında
dedi deve kaplumbağaya.

Ve sordu kaplumbağa:
neler söyleşirsin portakallarla?

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Netice

Sanki kendilerininmiş gibi, felaketin çekiciliğiyle zorlanarak
Oyalanıp uzun uzun bakarlar yanmış yıkılmış eve,
Veya dumanla boğulmuş bir dolaptan
Her an bir skandal ışığa sızabilir diye düşünmüşler sanki;

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Ne zaman görürüm denizi yeniden,
beni görmüş ya da görmemiş olan denizi?

Niçin soruyor dalgalar bana
onlara sorduğum soruları?

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Ne zaman okur kelebek,
uçarken kanadına yazılanı?

Hangi harfleri gereksinir arı
anlamak için yol güzergâhını?

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Niçin anımsamaz yaşlılar
borçlarıyla yangın yaralarını?

O genç şaşırmış bayanın
böyle koktuğu doğru mu?

Devamını Oku