İsmail Aksoy Şiirleri - Şair İsmail Aksoy

İsmail Aksoy

Yağmurlu seher mürekkepleri çözülür masmavi.
Sisin zabıt defteri üstünde ağaçlar
Bitkisel bir eskize benzer.
Büyümekte anılar, halka halka,
Bir dizi düğün.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Kış gelmekte. Sessizliğe ve sarıya bürünmüş
yavaş yapraklarla devredildi bana
o muhteşem yazdırım.

Kardan bir kitabım,
geniş bir el, bir kır,

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Yeryüzünün kışı geldi
Ve ben hepsinin parçası olurum
Ve içimde kımıldayan her şeyin ruhu oturur.
Soğukla süzgün ve saatlerle bozlaşan
Ve anlık bir güneşle neşelenen
Yeryüzünün kışına katlanmak zorundayım.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Kışın Bakışı

Bir merdiven gibi yaslanırım ve ulaşırım
yüzümle kiraz ağacının ilk katına.
Güneşle çınlayan renklerin çanı içindeyim.
Dört saksağandan daha hızlı yiyip bitiririm o koyu kırmızı yemişleri.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Kışın Formülleri

I
Yatağımda uyuya kaldım
ve gemi omurgasının altında uyandım.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Gürültünün asla dalamayacağı o pak
merkezden, o dokunulmamış balmumundan,
gelir o berrak, doğrusal yıldırım,
sarmallara meraklı güvercinler,
gölge ve balık kokulu
geç sokaklara doğru.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Susan O'Neill Roe İçin


Ne muhteşem heyecan -
Başparmağım yerine soğan.
Handiyse gitti başı,

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Olduğum onca insandan, olduğumuz insanlardan,
birini bile bulamam:
yiterler hepsi giysi altında,
taşınırlar başka kente.

Her şey hazırken

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Karlardan bir dünyadır şimdi. Evde değilim.
Nasıl da bembeyaz bu çarşaflar. Yüzlerde hiçbir özellik yok.
Keller ve imkânsızlar, tıpkı çocuklarımın yüzleri gibi,
Kollarımdan paçayı kurtaran o küçük hastalar.
Diğer çocuklar dokunmuyor bana: korkunçlar onlar.
Aşırı renkleri var onların, aşırı hayatları. Sessiz değiller,

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Savaşa karşı duran
Karl Liebknecht
Burada yatıyor
Öldürüldüğünde
Düşmemişti kentimiz henüz

Devamını Oku