Göz ararken yoksan,
Görende varlığın neye yarar?
Kimine şifa olur varlığın,
Sana aşklar hep baharken,
Neden bana düşen yollar kardan, çamurdan?
Sana güneşli sabahlar uğrarken,
Bana uzun kışlar neden?
Aşkımız suda yüzdürdüğümüz bir gemiydi,
Kimi zaman suları bulandırdık, kimi zaman durulturduk.
Bazen aşk ile attık kendimizi dalgalara,
Bazen hırçın denizlerde birbirimizi kaptan sanıp gemiyi salladık.
Kimi zaman köpek balıkları dolandı etrafımızda,
Kör aşka saplandı hayat,
gözler mi kör, yoksa yarına uzanan umutlar mı?
Beklentiler mi örer insanın önüne perdeyi,
yoksa görmek istemediği gerçekler mi saklanır ardında?
Tek taraf körken,
Bir hikâye yaşadık sanmıştım,
meğer koskoca bir masalmışsın.
Ben seni ömrümün gerçeği bilirken,
sen sadece güzel anlatılmış bir yalanmışsın.
Uğruna gecelerimi verdiğim,
Seni bir yaz sabahına benzetmek haksızlık olur.
Çünkü yazın rüzgârı vardır; narin tomurcukları koparıp götürür.
Bulutları vardır; ışığını eksiltir.
Vedası vardır; güzelliğini sonbahara bırakır.
Ama sende ne eksilen bir ışık vardır,
Bir mumdum vaktiyle,
Adını taşıyan rüzgârlara rağmen yanıyordum.
Şimdi ne alevim kaldı, Ne de ışığım.
Her nefes alanı yaşar mı sandınız?
Mezarlıklar gömülenlerle değil,
Yaşarken ölenlerle dolu.
Kimi sabah uyanır, yaşadığını sanır.
Aynı korkulara, aynı yalanlara, aynı hesaplara gider.
Kalbin attığı yerde nefesin başlar,
Bir isim düşer içine, hayatın değişir.
Dün sıradan gelen gökyüzü büyür,
Bir bakışla mevsimler yer değiştirir.
Kalbin attığı yerde nefesin başlar,
Yıllarca sen yürüdün,
Ardındaki gölgende serinlik düştü payıma.
Sen gittin, ben düştüm karanlığına,
Çıkamadım bir daha adını taşıyan gecelerden.
Sen kaçtın,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!