İbrahim Arslan Şiirleri - Şair İbrahim A ...

İbrahim Arslan

7- Kapı ‘Hayatımızın Öyküsü’
“2003 Yılı, Bakırköy”
Yaptığın her şeyi yıktın. Dakikalar saat oldu, saatler gün ve günler ay oldu. Buradan çıkış var mı şimdi? Gitmek istesem bırakırlar mı? Kütüphane kime kaldı?
Biraz takvimi ileri aldım. Tabi size beni buraya tıkan süreci de yazacağım. Her şeyin beynimde olması, bir şekilde bu da bir acayip durum… Yani yaptığınız her şeyi hatırlamanız güzel bir şey mi? “İki uçlu mizaç bozukluğu, manik hecme, psikotik” özellikli tanısıyla yattığımı, babamın mektubundan öğrenecektim. O mektubu hiç okumasaydım keşke. Kısaca şizofrendim. Buradan çıkış var mı, zır delilerin içinden? Daha deli olmadan, aklınla… Topla kendini Bahadır topla ya da sal kendini, içerideki hayat dışarıdan iyiyse… Bir karar ver. Hani Kaya abin nerde? İyileş… Hastasın, iyileş artık, iyileş. Ömrün burada mı geçecek ya da sevdiklerine ailene dönecek misin? Karar ver…
Edip Akbayram “Son demimde insanlar birer çıyan” diye söyledikçe aklıma neler gelmiyordu. Alişan başka bir şarkı söylüyordu. Hayır, Alişan değildi o… O zamanlar Kaya abimdi. Kaya abim bana söylüyor sanırdım. Benim için söylüyor. Alişan değildi o. Leman Sam “İlla illa” derken, Leman Sam değildi o… O da Melike ablamdı işte. Bana söylüyorlardı sanki. Onlar geliyordu aklıma…
Burada iki türlü ağırlama vardı. Ya insan gibi ağırlanırsın ya da hayvan gibi. Sigara dağıtılır en çok. Deliler de tiryakidir. Tabi ben içmem. Kenarda oturur manzarayı seyrederim. Ve burada artık akıllıysan bile sıfatın delidir. Ya hiç düşmeyeceksin ya da…

Devamını Oku
İbrahim Arslan

2- Kapı ‘Hayatımızın Öyküsü’

Sonraki günlerde neler neler yaşanmadı ki. Ama hatırladıklarımı
yazıyorum sadece. Ya da ablamdan abimden
duyduklarımı. Sadık abim çocuk yaşta hayata atılmış, Kaya
abim okuyacak: Ama nasıl? Başımızda bir eyce var, ne amcadan

Devamını Oku
İbrahim Arslan

3- Kapı ‘Hayatımızın Öyküsü’
Taki…
Şehrin terminalden Bahadır köy otobüsüne bindi. Üzerinde bir yorgunluk vardı. Gözleri kendiliğinden kapanıyordu. Otobüsün kalkmasına yarım saatten fazla vardı. Ama o uyumamalıydı. Çünkü otobüse gelenler oldukça yolculara yer verirdi. Köye kadar ya ayakta giderdi ya bir başkasının kucağında. Otobüsler o kadar dolu olurdu ki buna mecbur kalırdı. Hem seni meteliksiz taşısınlar hem de yer verme. Olacak iş mi? Uyumadı, uyuyamadı.
- Bahadır, Bahadır… Bahadır eycen seni çağırıyormuş, taksiyle gidecekmişsiniz...
- Taksiyle mi?
(Eycem çarşıda mıydı? Ama neden, aylık günü de değil. Taksiyle mi gideceğiz. Ama neden yolcu arabasıyla gitmiyoruz…)

Devamını Oku
İbrahim Arslan

Ey Yanım,
Ey dört bir yanım...
Kalbi yanığım.
Kalbimde yaşatıp,
Kalbinde yaşadığım...
...

Devamını Oku
İbrahim Arslan

Tuttular yakamdan
Tutmadılar kolumdan…
Ağzımdan kan geldi yine anne,
Gece vakti yediklerimi kustum…
Boğazım yanıyor,
Sanki tuttular boğazımdan…

Devamını Oku
İbrahim Arslan

Gül sen, Sen ağlama bana...
Kokun gelsin sadece
Gelsin kokun bana...
Ağlama sen, Sen Gül...

(Kıtayı tersten okuduğunuzda da aynıdır)

Devamını Oku
İbrahim Arslan

gözlerinde,gözlerimin ne işi var

vakitsiz
yakaladın beni
hep sevgisiz yaşadında
ve bir sevgili aradın

Devamını Oku
İbrahim Arslan

Sorma beni,arama beni
Gittiğim yeri bende bilmiyorum..
Arkama bakmadım bile giderken,
Önümü görmüyordum..

Ayaklarım çıplaktı, umrumda da değildi

Devamını Oku
İbrahim Arslan

Gölgesine gölge adamım hayatta,
Güldüğüme aldanma içim kan ağlar,
Her yanımda ölü insanlar var,
Nefes alanlarla da aram hiç iyi değil...
Bıraksalar beni bir an kendimle,
Gölgemle şimdi kimbilir nerelerdeydim,

Devamını Oku
İbrahim Arslan

Sus...
Hiçbir şey deme
Mavi gökyüzü, gözlü
Su gibi berrak
yeşil vadilerin kızı bırak kalsın..
Çekemem bu ağrıyı, sızıyı

Devamını Oku