Bazen bir dağ çöker üstüne, istemezsin,
Gitmek istemezsin, kalmak istemezsin!
Hiç kimse âşık değildir mutsuzluğuna,
Alışır da ruhun mutlu olmak istemezsin.
Kaç seçim oldu sayamadım,
Ah ben yenilmelere doyamadım.
Bir kez olsun adamı yıkamadım,
İstifa mı ederim ulan ben!
Görevim bu benim hayat mazi,
Günah sırlı ibadet aşikâr,
Ne bu ey nefs!
Hem ikiyüzlü hem riyakâr,
Var mı tevbede gönlü,
Ölmez sanki, ne kaldı şurada ömrü?
Aşısını da olmuştu, koronadan ölmezdi,
Kazadan öldü.
İşsiz komşusu her gün mangal yakardı,
O et nedir bilmezdi.
Kalp krizi dediler vallahi kahrından öldü.
Mor renkli sevdalar,
Yeşilli yeşil.
Pembe bir şehvet,
Kırmızı bir aşk.
Kırmızı, koyu kırmızı,
Kan kırmızı.
Elden bilme nefsim düşmanlık kendine,
Ne ettinse kendine,
Kendin ettin kendine.
Ah eder mi insan kendine?
Şimdi dövün dur,
Kendi kendine.
Bir yağmur yağar inceden,
Yüreğine vurur sızı inceden inceden.
Kim ölür kim kalır pamuk ipliğine bağlı hayat,
Kılıçtan keskin kıldan inceden.
Rüzgâr eser hafif hafif,
Kemâle ermeden kalp,
Bütün sevgiler sahte.
Kıymetini bilmez gönül,
Bilmez aşkı, kalır heveste.
Şu ömürde her duygu aheste aheste,
Börtü böcekle dost olmuşsam viranelerde,
Bütün bunlardan kime ne?
Yıkılmışsa yalnızlığım yüreğime,
Kopsun kıyamet bana ne?
Kızıl güneşler doğmuyorsa günlerime,
Kimi açmadan solar çiçeklerin,
Kiminin hiç kokusu yok!
Kimi ölü doğar bebeklerin,
Hiçbirinin hiçbir suçu yok!




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!