Yolun sonu şu çukur,
İki metre oda,
İki kürek toprak.
Lâzım olan iki metre bez,
Her varını geride bırak.
Yolun sonu şu çukur,
Bir çocuk iki şehid,
Düştü toprağa civan gibi yiğit.
Yıldızlar kayıyor, güneşler batıyor,
Hilâlin nazına ne ocaklar sönüyor.
Üzüldük, yandık düşen yiğide,
Çocuk diyorlar eli kanlı ite.
İlim derya deniz biz de çölde kum tanesi,
Yoktur elbet imanımızda şüphe zerresi.
Kesilir mi ki hiç Türk yurdunda ezan sesi,
Düşmeyecek dillerden tevhîd cümlesi.
Gerçek acı zor geliyor nasipsize bilmesi,
Aslolan Müslüman gencin kendini bilmesi,
Koştum koştum duruldum,
Çırpındım çırpındım yoruldum.
Sonu yok, yol bitmez ben gittim,
Suç kimde ne ettimse kendim ettim.
Söz çırpınır yazıda kalem çaresiz,
Kuşlar uçar,
İnek koşar,
Balık yüzer,
İnsan çırpınır.
Çiçekler açar,
Ben iyiyim,
Hasta olan sizlersiniz.
Vicdanınız grip olmuş,
Merhametiniz nezle.
Ben iyiyim,
Zor mudur sevmek,
Niye zorlaştırır insanoğlu?
Zor mudur gülmek,
Niye zorlaştırır insanoğlu?
Biraz kin ve bir yığın nefret,
İnsan ol,
Doktor ol, mühendis ol,
Öğretmen ol, hemşire ol,
Asker ol, polis ol,
Çalışan ol, işsiz ol,
Ne olursan ol önce insan ol.
İnsan kan döker,
İnsan can yakar,
İnsan pis kokar günahlarında.
Tövbe yok af dilemez,
Nefse uyar haddin bilemez.
Hikmet olur mu bunca sözüm,
Başucunda bir taş,
Taşta bir numara.
Kalmadı artık telaş,
Nasıl geldik biz buralara?
Tır dorsesinde torbalar,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!