Zam zam zamma zam,
Zamma zama da zam.
Ne zamlara alıştık bu zaman,
Bu zamlara da alışırız ya ne zaman?
Zam zam zamma zam,
Ölmüşüm ağlayan yok,
Viran bağımda.
Ne ümitler var gönül dağımda,
Ağu mu acı mı bilen yok.
Ne aşklar var kalbimin kuytularında,
Zehir mi şifa mı bilen yok.
El hak doğrudur azizim,
Size zindandır saray.
Yol hak yoludur azizim,
Bize zindan dâhi saray.
Sığmazsınız koca dünyaya,
Ölmek mesele değil,
Düştüğünü görmesinler.
Sevmek dert değil,
Yandığını bilmesinler.
Yanmak mesele değil,
Sonu ölümse ölüm,
Zulme râm olmak yok gülüm.
Ne zaman hükümran olsa zulüm,
Sonu illa ölüm illa ölüm.
İlmek boynumuzda yılan koynumuzda,
Öyle ki cesur bir gidiş sonumuzda.
Artık alıyorum ihanetin kokusunu,
Ne bastırır ki ödleğin korkusunu?
Doğan güneş ve batan umutlar,
Önümde deniz,
Sırtımda kahrım.
Bir tasa bin kahır,
Ummanda boğulurcasına,
Ufukta yok olurcasına,
Ya sabır ya sabır.
Hayal dokudum ilmek ilmek,
Umut ektim toprağa.
İlim dediğin haddin bilmek,
Bakma içimdeki deli bozuğa.
Rüyalar aleminde uçmayan ne bilsin,
Dolunayda bir kurt ulur,
Yitiren yolunu yıldızdan bulur.
Doğmaz güneş sökmez şafak,
Geceler çamur geceler batak.
Şu tepenin ardı dere ötesi çukur,
Yağmurlara karışıyor gözyaşlarımız,
Oysa herkes ıslandık sanıyor.
Kayalara şapka çıkartıyor sabrımız,
Oysa herkes uslandık sanıyor.
Geçmeyecek mi bedduamız ahımız?




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!