Çok yorgunum,
Sevemeyecek kadar yorgun.
Çok yorgunum,
Sövemeyecek kadar yorgun.
Duygularım kalbime ağır,
Fikirlerim zihnimde kilit,
Zamana yaydık sevdaları, sevmeleri,
Zamana bıraktık mutluluğu, iyi dilekleri,
Nasılsa bir gün yapardık, nasılsa bir gün severdik.
Ve bir gün kendimizi de mutlu ederdik!
Beklenmedik bir sesti kulaklarımızda yankılanan,
"Hazırlanın gidiyoruz!" Aniden.
Zam zam zamma zam,
Zamma zama da zam.
Ne zamlara alıştık bu zaman,
Bu zamlara da alışırız ya ne zaman?
Zam zam zamma zam,
Ölmüşüm ağlayan yok,
Viran bağımda.
Ne ümitler var gönül dağımda,
Ağu mu acı mı bilen yok.
Ne aşklar var kalbimin kuytularında,
Zehir mi şifa mı bilen yok.
El hak doğrudur azizim,
Size zindandır saray.
Yol hak yoludur azizim,
Bize zindan dâhi saray.
Sığmazsınız koca dünyaya,
Ölmek mesele değil,
Düştüğünü görmesinler.
Sevmek dert değil,
Yandığını bilmesinler.
Yanmak mesele değil,
Sonu ölümse ölüm,
Zulme râm olmak yok gülüm.
Ne zaman hükümran olsa zulüm,
Sonu illa ölüm illa ölüm.
Çok taş var amma sen elmassın,
Vurulsa gönlün bir taşa yıkılmazsın.
Nice yalan söyler o diller, şüphede özün,
Doğruya dâhi inanmazsın.
İlmek boynumuzda yılan koynumuzda,
Öyle ki cesur bir gidiş sonumuzda.
Artık alıyorum ihanetin kokusunu,
Ne bastırır ki ödleğin korkusunu?
Doğan güneş ve batan umutlar,
Önümde deniz,
Sırtımda kahrım.
Bir tasa bin kahır,
Ummanda boğulurcasına,
Ufukta yok olurcasına,
Ya sabır ya sabır.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!