Bu kadar ayrılık yetti canıma,
Ey sevdiğim nolur artık gel gayrı,
Nedir Allahım bu çektiğim çile,
Ey Sevgilim artık nolur gel gayrı.
Gidiyorum canlar yalan dünyadan,
Dünya senin olsun bana hoşca kal.
Tabut denen tahta bana olsun sal,
Malım senin olsun bana elveda.
Haber geldi Firavna,geldi dünyaya Musa,
Doğdu bir erkek çocuk,yıkar seni sonunda,
Firavun karar verdi,haber saldı her yana,
Doğan tüm çocukları,kesip doğradı orda.
***
Geziyor her tarafta,kanlı zalim cellatlar,
Tek oğlu vardı yalnız,yaşıyorlardı bir köyde,
Verdi amansız maraz,ağlardı gözler çeşme,
Geçmiyordu geceler,nöbetteydi her gece,
Dua ederdi Hakka,oğlumu sen esirge.
Nezir etti Allaha,eğer bağışlar isen,
Salavat okurum Rasül-ü Rabbe,
Destur ver Rasülüm geleyim bende,
Sen’den başka yoktur derdime çare,
Aşık oldum Rasül varayım bende.
Ayasofyayı gördüm dün düşümde,
Eğilmiş nazlı nazlı ağlıyordu,
Başımı değdirdim taş minberine,
İçinde sanki volkan patlıyordu.
Beklerim yıllardır ben müminleri,
Suriye vatanım, attılar ordan,
Türkiye’ye geldik,hiç uyumadan,
Dağı taşı aşıp,geçtik durmadan,
Anadan babadan,ayırdı Esed.
Surlardan giriyordu,Fatih’in askerleri,
Ulubatlı Hasan’lar,burca sancağı dikti,
Taktı zafer tacını,asker Ayasofya’ma,
Ordum bir cuma günü,kurdu tahtı orada.
Ayasofya’m açıldı,mübarek güzel günde,
Girdiler müslümanlar,camiye tekbirlerle.
Bugün gördü gözlerim,açıldığını onun,
Yıkıldı dik surları,Bizans bak geldi sonun.
Kahroldu yahudiler,kırıldı küfrün beli.
Ne kadar severdin,dünya işini,
Kazanmak isterdin,helal ekmeği,
Ar ederdin elden,sen istemeyi,
Mezarın inşallah, cennettir Babam.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!