Bizden önce yaşadılar,
Güzel saraylar yaptılar,
Bıraktılar kalmadılar,
Dünya bizi aldatmasın.
Ak gerdana altınları dizerdin,
Yaylada güzelim nasıl gezerdin,
Seni gören gözler mani söylerdin,
Ak gerdana altınları dizen kız.
Kime kahredeyim kime kızayım,
Bu derdimi bana veren de Sensin,
Kafamı taşlara nasıl vurayım,
Bu aklı fikri mi veren de Sensin.
Günah yığınıyla geçti günlerim,
Boşa geçen bunca yıla ağlarım,
Hayal meyal masal oldu dünlerim,
Sonu çabuk biten yola ağlarım.
Ölmeden önce tevbe etmeli,
Helal haramı da tefrik etmeli,
Bu dünyadan güzel geçip gitmeli,
Gecelerde kalkıp ağla sen Dostum.
Koşup oynardık biz de bir zamanlar,
Geçti gitti gençlik gelen sonbahar,
Yürümez dizlerim yok damarda kan,
Uçtu gitti gençlik onu ararım.
Ahmet bin E.Havari,nakleder bir hikaye,
Çölde giderken bir gün,yolum düştü bir köye,
Koştururlar deveyi,herkes meşgul işinde,
Çekilmişti bir Arap,zikir tesbih elinde,
İstanbulu gördüm bugün düşümde,
Yok eski İstanbul bu hal ne böyle,
Ayasofyam mahzun yorgun bir kubbe,
Geziyor kafirler senin üstünde.
Seyit Ahmet derdik onun adına,
Kurana hizmette sanki fırtına,
Rabbim sevmiş onu aldı yanına,
Genç yaşında gitti benim kardeşim.
Çatıda oluklar dayanmaz ona,
Ahrete inanmak imanın şartı,
İnanmayan insan mümin olmaz ki,
Kıştan sonra bahar gelecek belli,
Dirilir insanlar Ahret Gününde.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!