Hidayet Doğan Osmanoğlu Şiirleri - Şair ...

Hidayet Doğan Osmanoğlu

Geldi biri Resule,huzuru saadette,
Eziyet eder komşum,başladı şikayete,
Dedi Resulü Ekrem-Tahammül et karışma,
Değişir o da elbet,sabret sakın bulaşma.


Devamını Oku
Hidayet Doğan Osmanoğlu

Azrail gelecek bana,
Korkutmasın nolur Mevlam,
Kıyacak bu tatlı cana,
Korkutmasın nolur Mevlam.


Devamını Oku
Hidayet Doğan Osmanoğlu

Ölüm gelir beni sıkar,
Bu fakir ölümden korkar,
Yaşlılık belimi büker,
Ben ölümden korkuyorum.


Devamını Oku
Hidayet Doğan Osmanoğlu

Birgün ben de öleceğim,
Dar kabire gireceğim,
Rabbim Allah diyeceğim,
Koru bizi nolur Mevlam.


Devamını Oku
Hidayet Doğan Osmanoğlu

Dünyada insanlar ebedi kalmaz,
Rabbini bilenler günaha dalmaz,
Cehennemi bilen uyku uyumaz,
Cehennemden koru Rabbim sen bizi.


Devamını Oku
Hidayet Doğan Osmanoğlu

Kibirli zengin biri,azarlar bir fakiri,
Gelir fakir kapıya,vermez bir meteliği,
Zavallı yoksul durup,ağlar hemen köşede,
Üzülür fakir sail,dua eder Rabbine.


Devamını Oku
Hidayet Doğan Osmanoğlu

Boyun uzun akan dağda ovada,
Doğarsın Sivas’dan bir ucun burda,
Can katarsın sen susuz çorağa,
Kızılırmak ne de güzel çağlarsın.

Dereler katılır onlarca yerden,

Devamını Oku
Hidayet Doğan Osmanoğlu


Sende hiç merhamet olmaz mı ırmak,
Kızılırmak ver sen yavrumu bana,
Nerden bilem yavrum burda kalacak,
Kızılırmak ver sen yavrumu bana.

Devamını Oku
Hidayet Doğan Osmanoğlu

Merv şehri Kadısının,vardı bir güzel kızı,
Zengin ünlü kimseler,istemek için vardı.
Vermedi Kadı onu,bakınca gelenlere,
Vardı orda Kadının,bağına bakan köle.


Devamını Oku
Hidayet Doğan Osmanoğlu

Çınar Ey Koca Çınar,yetiştin nerelerde,
Bu taş avluda söyle,sen konuştun kimlerle?
Padişahlar taht kurdu,belki senin gölgende,
Yiğitler güreş tuttu,birbiriyle çimende.


Devamını Oku