Geçmiyor sensiz zaman, durdu sanki akmıyor
Güneş küsmüş ufkuma, penceremden bakmıyor
Yıldızlar şahit buna, sensiz ışık yakmıyor
Yokluğunda gül gibi, yaprak döker solarım
Kalbim öksüz bil sensiz, şarkılarım hep yarım
Dostum, o türküler yok artık dillerde,
rüzgâr yiğitlik taşımaz oldu bu yellerde.
Toz taşır, is taşır, bir de ağır bir suskunluk,
duyduğun, ozanın nefesi değil,
Kaldırım taşları eskimiş bu şehrin,
her birinde bir başka mevsimin izi.
Güneşin yorgunluğu sinmiş asfalta,
rüzgar, denizin tuzlu öyküsünü taşıyor.
Ben, bu kentin omuzlarında taşıdığım bir yalnızlığım,
Seine kıyısında yankılanan eski bir şarkı,
köprülerinde sabaha kadar sızlayan ayak iziyim.
Bir kadın gidişi gibi kokar Paris,
SELÂM..17 kıta)
Gönülden taşanı, bir dilek bilsin,
Her köye her ile, hep SELÂM olsun.
Samimiyetle gelip, yüzüne gülsün,
Tüm dost bildiğime, de SELÂM olsun.
Selam Olsun...
Güneş doğar, ufuklardan,
Nur indirir, o şafaktan,
Ayrı tutmaz, fakir halktan,
Yeni güne, selam olsun.
Zamanın çarkına takıldı ömür,
Yine mi hicranın yelindeyim ben?
Yürekte kor ateş, gözlerde kömür,
Bitmez bir sevdanın selindeyim ben.
Güneşle aş, dağları,
Sil gözünden, yaşları,
Unut dünkü, kışları,
sen anı bil sen anı.
Yıldızlar felekte döner ahenkle
Gece senden, mehtap senden, gün senden
Boyanmış kainat bin bir türlü renkle
Mavi senden, sarı senden, ten senden
Senden önce,
şehirler griydi,
gökyüzü hep aynı tonda bir karamsarlık.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!