İçimde sır idi, yazıya döktün
Sana söylemeye, gelmiyor kalem
Doldu işte İçim, yüreğim söktün
Niye hemen yazdın, demeden kalem
Heceler ağzımda, sapan taşı mı
Takvim Aralık diyor,
Günler Pazar’ı gösteriyordu
Yani, altı Aralık Pazar…
Yıl iki bin on beş.
Malum, mevsim karakış;
Yaralar da azarmış…
Niye erkencisin be sarı çiğdem
Kar yağmadı, yağarsa n'idem
Çok da erken açtın, dem değil bu dem
Mevsimler değişti, kar mı delersin!..
Cemreler düşünce, çıkardın az az
İş verdin aş verdin, bunca insana
Adın var Yozgat’ta, teşekkür sana
Kulağın çınlasın, cümlesi ana
Bozok diyarına, sefa geldiniz!...
Övgüye layıktır, sizdeki azim
Ya Rabb!.. bize verdin, Covid ondokuz
Tövbe ettik gayri, isyanda yokuz
Aldık mesajını, şükrettik tokuz
Acze düştü kullar, Sen “Etme” Ya Rabb!...
Sen yaratan “Hâlik”, bizler yaratık
Lavanta kokulu, rüzgar eserek
Gez, dolaş, seyreyle, için çekerek
Deniz derya olmuş, suyun çekerek
Sen pek çok güzelsin şirin ÇEKEREK!...
Sende lavantanın, adası, hası,
Be Kul Hakkı, niye edersin sitem
Demiyorsun ki hiç dem bu dem
Topraktan halk olduk, atamız Adem
Hem fanidir ömür, geçecek bu dem!...
Hastalıkla virüs kapattı bizi
Öncekinin henüz, gitmedi izi
Hem bedende hem de yürekte sızı
Bizi afetlerle, sınama Ya Rabb!...
Zemheri de geçti, yağış yok derken
Çekme için öyle için için
İmtihan, musibet hep insan için
Olana razısın, olmazsa niçin
Olana olmayana şükret derim.
Üstüme atınca, kürekle toprak
Bir gün unutursun sonunda mutlak
Sulayın ki bazan, kalmasın kurak
Diyordun hep baba, unutmadım bak!...
Unutmam da asla,hep aklımdasın




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!