Bir akşam üstüydü, ağrıdı başım
Kurulu sofrada, acıdı aşım
Ağardı saçlarım, döküldü yaşım
Gözüme kan inmiş, çökmüşüm ben...
Mevlam verir kula; bela, musibet,
Önemliymiş meğer bir nefes sıhhat,
Hoştur O'ndan gelen, şükreyle sabret,
Yoğun bakımdayım, dua beklerim..
Bedenimde cihaz, her taraf alet,
Hey koca Yozgat'ım!.
Nohutlu'dan seyrediyorum da seni;
Bu kadar sessiz kalmamıştın hiç,
Ne de cemaatsiz kalmıştı “Büyük Cami’in..
Meydanlar boş, dükkanlar kapalı..
Gezip-tozan yok caddelerinde..
Bak kesildi sular, kurudu toprak
Nasıl yeşerecek, dökülen yaprak
İşler mi tarlada, makine, orak
Meğer Yozgat'a kar, yakışıyormuş!..
Karda bereket var, Yozgat'ta da kar
Hiç mi yoktur senin insani duygun
Genine işlemiş zulümle soygun
Ne kadar olsan da maddeye doygun
Sana iman vicdan, lazım İsrail..
Öldürüp kesmekten bıkmadın gitti
Adı: “Zeynep” idi, aslında;
Ama biz, “Ebe” diye tanıdık hep onu.
Tek başına yaşardı iki katlı evinde.
Tâ! .. Doksan bir yılında kaybetmişti Eşi Memo’yu.
Aylardan da Haziran’dı.
Ne tevafuk ki, kendisi de aramızdan Haziran’ da ayrıldı.
Üstüme atınca, kürekle toprak
Bir gün unutursun sonunda mutlak
Sulayın ki bazan, kalmasın kurak
Diyordun hep baba, unutmadım bak!...
Unutmam da asla,hep aklımdasın
Nerde edep haya, ne kaldı elde
Yok işte bereket, durmadan yel de
Küfür sakız gibi, baksana dilde
İnsanlığımızı, unutur olduk!..
Reddeyle nefsini, girme günaha,
Besmeleyle yürü, uyma şeytana.
Zikreyle rabbini, yaklaş penaha,
Besmeleyle yürü, uyma şeytana...
Helali terkedip, harama sapma
Sevmek borçtur bize, cennet vatanı
Koymazlar cennete, rahat yatanı
Unutma, yâd eyle, şanlı atanı
Fırsat verip övme, fesat katanı.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!