Mahcubuz ey Kudüs, bağışla bizi
Kutsalsın ezelden, bilmeyen mi var
Çocuklar ölüyor yürekte sızı
Şu masum halini bilmeyen mi var..
Gelince ecelin, ne geç ne erken
Bağlarlar çeneni, biçilir kefen
Hem salâ okurlar, duyulsun derken
Yıkayınca GASSAL, gömerler seni!..
Ne soğuk ne sıcak suyun da hazır
Sabi sıbyan, yaşlı; ayırt etmeden
Can verdi, çaresiz, bakın Gazze'li
Savaş suçu, masum; hiç gözetmeden
İşte siyonizmin, kastı ezeli..
Savunmasız, yalnız; nüfus da bitti
Şöyle bir geriye bakınca yine
Epeyce hasretiz, o şanlı düne
Hatırlarken bile yanıyor sine
Anınca ecdadı, gözlerim doldu!...
Alay mı edilir, benim Gazi'mle
Yurdu savundular, büyük azimle
Daim övünürüm, şanlı mazimle
Kusura bakmayın, güldürmedi hiç..
Yeri miydi bunun; durup, dururken
Kardeş olmuş Yozgat, Hatay’la “Hassa”
“Hacılar Köyü’yle, “Söğüt” bilhassa
Kardeşlik daimdir, böyle bil, “Hassa”
“Hassa”dan selam var, size Vali Bey!...
Hatırı da yüksek, makam da âli
Seni anlamaya, lazım mı gayret
Güçlüden yanasın bilirim hayat
Dıştan iyisin de, için hep berbat
Ecrimiz eceli, bekleyip durur!..
Sûreten Hızır görünür, huyu muzır
Sîreti yüze vurunca kuyu kazır.
Suskundun gün boyu, gelmezdin hani
Geceyi de bana, dar ettin yani
Çekilmiyor kahrın, gelişin ani
Ömrümü aldın sen, yettin be ilham!...
Bir an geliverir doğar bir esin
İnsan hakkı diye, hep hak ararken
Ey medeni batı, sen nerde kaldın
İşine gelince çığlık atarken
İnsanlık dersinden, sınıfta kaldın..




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!