Susmalıydım oysa, konuştum yine
Deme dedim; dedim, dayanamam ki
Hakk diye söylerim, deşilir sine
Olan bana olur, yaranamam ki!..
Kolay edinmedik, bilin bu yurdu
İmandandır yurda, sevgi buyurdu
Cumhurbaşkanımız sertçe duyurdu
Kirli el uzanmış, kırarız onu!..
Ne bir bez ne de, bir kumaştır bayrak
Kaşa yerleşikmiş gibi görünür,
“Sekikaşı”ndan bol bol su fışkırır,
“Hayran” meşhur “Tekkesi”yle tanınır,
Bir uçtan bir uca gezdim Akdağ’ı
“TAT” deriz “Karahisartatlısı”na,
Şöyle bir geriye bakınca yine
Epeyce hasretiz, o şanlı düne
Hatırlarken bile yanıyor sine
Anınca ecdadı, gözlerim doldu!...
Ağla, düşsün toprağa göz yaşların
Can bulsun hazan olan yeşil yaprak,
Alay mı edilir, benim Gazi'mle
Yurdu savundular, büyük azimle
Daim övünürüm, şanlı mazimle
Kusura bakmayın, güldürmedi hiç..
Yeri miydi bunun; durup, dururken
Oğul bir söz edem, gel bu yana
Dürüst ol, ayrılma doğrudan.
Uyanık ol, kanma yalana
Gözünü dört aç ey oğul! ..
Ekmek Arslan'ın ağzındaydı,
Önce yoktu zehrin, bilirim seni
Yıllar sonra değiştirdin, bak geni
Belli ki, zorlarsın, ilimle feni
Nice canlar yaktın, zalimsin kene! ...
Derken, Çorum, Sivas, Karabük, Tokat
Uzaktan gelirim, pek çok özledim
Niceden beridir, yolu gözledim
Öpeceğim: yeri; böyle sözledim
Körüğün Yarma’da, dur otobüscü
Sazdere’den sonra, döneyim sola
Başa bir iş gelir, düşersen eğer,
Arayıp, sormazlar; vermezler değer
Dost zannettiklerin, değilmiş meğer
Tanımazlar asla, düşme yeter ki! ...
Dostum çoktur diye, övünme sakın,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!