Kalk! ... Uyma şeytana, günün gün olur,
Sabah namazına, kalktığın vakit.
Terket masivayı, yüzün nur olur,
Sabah namazına, kalktığın vakit...
Rızkın da genişler, nasip açılır
Niye erkencisin be sarı çiğdem
Kar yapmadı, yağarsa n'idem
Çok da erken açtın, dem değil bu dem
Mevsimler değişti, kar mı delersin!..
Cemreler düşünce, çıkardın az az
Koltuğu bırakıp, gezdiniz ili
Gelişim vizyon´dur hizmetin dili
Verdiniz bizlere sihirli eli
Yozgat´a renk kattınız sayın Valim.
Amirler emreder, memurlar yapar
İş verdin aş verdin, bunca insana
Adın var Yozgat’ta, teşekkür sana
Kulağın çınlasın, cümlesi ana
Bozok diyarına, sefa geldiniz!...
Övgüye layıktır, sizdeki azim
Nasıl anlatayım Yozgat’ı size
Satırlara sığmaz, az gelir dize.
Coğrafyası başka, tarihi derin
Kışın soğuk ama yazın da serin.
Bozok Türkmenleri vermiş adını
İçimiz dışımız gösteriş riya
Ne hak ne de caiz, değildi güya
Sözde varız lakin, gerisi rüya
Uyandır bizleri, dirilt Allah'ım!..
Sanırsın hepimiz; hacı, mollayız
Hastalıkla virüs kapattı bizi
Öncekinin henüz, gitmedi izi
Hem bedende hem de yürekte sızı
Bizi afetlerle, sınama Ya Rabb!...
Zemheri de geçti, yağış yok derken
Dur yolcu! , nereye, ne telaş böyle,
Hayrü hasen nerde, gel hakkı söyle
Terk eyle faniyi, fikreyle şöyle,
Afiyetle için, bu “ SON DURAK”tan
Adında sır gizli, var suyunda tat,
Nedir böylesi hırs, böyle ihtiras
Bölüşülemiyor, bakın şu miras
Sanki biri üvey, diğerleri has
Kardeşi kardeşe yeriyor miras...
Biri tamam derken, diğeri bekler




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!